Bu nedenle bir konuşma yazıya döküldüğünde okuyucunun o yazıda bir kopukluk hissetmesi doğaldır. Okuyucunun konuşmanın yapıldığı yer ve zamandan uzak olduğu ölçüde, bu kopukluğu daha çok hissedeceği ortadadır.Bu yüzden Arapça bildiği halde birçok kimse, sırf Kuran’nın üslubunu kavramadığı için, Kur’an’ın üslubundaki irtibatsızlık ve kopukluktan şikayet etmektedir. Kur’an’ın kelimelerini değiştirmek haram olduğundan dolayı, Arapça metindeki kopukluk ancak tefsir ve dipnotlarla giderilebilmektedir. Dolayısıyla Kur’an başka bir dile çevrilirken, konuşma dili de ustalıkla yazı diline aktarılırsa, bu takdirde kopukluğun kolayca giderilmesi mümkün olur. (Mevdudî, 1987:1/9)