Ccy

“Görmüyor musun ki gözlerim neşeli, sevinçli ve pek çok ferahlıkla parıl parıl parlamaktadır. Ama bunun sebebini başka bir şeye yorma. ‘Gözünün ışığının bu kadar aydın olması, ancak senin aydınlık yüzünün parıltısından akseden bir aydınlıktır.’ Hiç aynayı eline alıpta kendi güzelliğini kendin seyrettiğin ve özellikle gözlerinin tatlılığına dikkat eylediğin var mıdır? ‘Senin kendinden geçmiş gözlerin gibi gözleri, dünyanın gözleri görmemiştir. ‘Kendi gözlerini kendinde olan tatlılığı görmekten acizse sana ben haber vereyim. ‘Senin gibi baştan ayağa kadar tatlı bir nazenini dünyanın hiçbir tarafına haber veremediler. Zira Allah da öyle bir vücut daha yaratmadı.’ Bizim seni seyrederken altında kaldığımız etkileri sormuyor musun? Biz senin kaşların gözlerin karşısında tir tir titremekteyiz. Zira aşıkların kanına ve canına kasıtla, kâh senin sarhoş gözlerin tuzak kurmuş ve kâh gaddar kaşların da yay çekmiştir.’
Reklam
Ccy tekrar paylaştı.
Gitmem gereken ait olduğum yerlere gidememiş, soğuk iklimlerde mahsur kalmış kırlangıç gibiyim...
Sayfa 146 - Neva·Kitabı okudu
Alıntı
Çocukluğumdan beri tek değişmeyen yanım kitap okumamdır. Okumak bir çeşit organik gereksinimdir bende.
Çağımıza uymak zorundayız palavrasına da hiç mi hiç inanmıyorum. Eğer yaşadığım çağın en yüce ideali köşeyi dönmekse; eğer yaşadığım çağ toplumsal adaletsizlik üstüne kuruluysa; eğer yaşadığım çağ inandığım her şeyi yadsıyorsa; eğer yaşadığım çağa bayağılık ve çirkinlik egemense, ben böyle bir çağa neden ayak uydurmak zorunda kalayım?