Nazım Hikmet Ran Acayipleşti havalar...
Bir gün güneş, bir gün yağmur, bir gün kar.
Belli değil ne zaman ne olacağı,
Tıpkı insanların hali gibi.
Bir gün güler yüzlü, bir gün asık,
Bir gün açık kalpli, bir gün kapalı.
Kimsenin kimseye güveni kalmadı,
Tıpkı şu değişken havalar gibi.
Oysa ne güzeldir her mevsimin kendi rengi,
Yazın sıcağı, kışın beyazı, baharın neşesi.
İnsan da öyle olmalı aslında,
İçi dışı bir, sözü özü bir.
Ama ne çare, acayipleşti havalar,
Ve onlara benzedi insanlar...
Merhaba:)
George Milton ve Lennie Small arkadaşlığından selam olsun sevgili okurlar. Zeki, mantıklı, ufak tefek olan George'n karşısında iri yarı fakat biraz zihinsel engelli denebilecek saf Lennie bulunuyor. Kahramanlarımızın temel isteği zengin olmak, toprak almak ve özgürleşmek. Fakat bu yol oldukça güçlük dolu. En nihayetinde son ızdırapla bitecek ve George, acı çekmesin diye Lennie 'i öldürecektir. Yazarın istediği aslında özel insanların hayallerinin sahip olunulamayacak şeyler gibi algılanmasını, belki de farklıların ve zayıfların zengin olmak gibi bir lüksleri olmadığını sertçe ve üzgün bir şekilde vurgulamak. Kitapta geçen diğer karakterlerin hepsinde bir eksiklik ya da aksaklıktan kaynaklı yalnız kalınmışlık, dışlanmışlık var. Bu da açıkça topluma yapılan sitemi özetler nitelikte. Okurken su gibi akacak sayfalardan geçecek, dostluğun, koruma içgüdüsünün, gerçek yalnızlığın, korkunun ve kalpten istemenin tutam tutam tadına varacaksınız. Anlam dolu bir çiftlik hikayesi, kaçırmayın derim. İyi okumalar