Cebrail Başer

Cebrail Başer
@Cebrail_Baser
Kasap
İstanbul
Diyarbakır, 20 Nisan 1998
168 okur puanı
Mayıs 2022 tarihinde katıldı
Reklam
Puan vermedi·352 syf.·
2023 7. kitabı
SAVAŞ BARIŞTIR. ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR. CAHİLLİK GÜÇTÜR. Yukarıdaki üç çelişkili cümle üzerine kurulu tüm kitap. Biraz daha detaylıca değinmek gerekirse eğer: Orwell Hayvan Çiftliği'nde yaptığı şeyin bir benzerini ama daha detaylısını Bin Dokuz Yüz Sekse Dört'te yapmış. Kurgulamış olduğu karanlık gelecekte bu sefer simgeler kullanmadan oluşturmuş karakterlerini. Bu sefer hayvanlar değil, insanlar başrolde. Geleceğin portresini Winston'ın anlattıkları sayesinde kafamızda oluşturuyoruz. "Duygularını gizlemek, aklından geçenlerin yüzüne yansımasını önlemek, herkes ne yapıyorsa onu yapmak, içgüdüsel bir tepkiydi." diyor Orwell. İnsanların robotikleştiğine vurgu yapıyor. Sistemin insanları nasıl ele geçirdiğini, köleleştirdiğini anlatıyor. "Kafatasınızın içindeki birkaç santimetreküp dışında, hiçbir şey sizin değildi." diyerek de olaya kendi bakış açısından son noktayı koyuyor. Ele geçirilmiş zihinler ve onları kontrol eden canavarlar. "Bağlılık, düşünmemek demektir, düşünmeye gerek duymamak demektir. Bağlılık bilinçsizliktir." Burada da gene sistemin kölesi olan insanların düşünemediğinden, körü körüne bağlanmanın insanı bilinçsizleştirdiğinden dem vuruyor. "Bilinçleninceye kadar asla başkaldıramayacaklar, ama başkaldırmadıkça da bilinçlenemezler." Siteme başkaldırmayan insanlar asla bilinçlenemezler, evet. Çünkü onlar korkaktır. "Dünya, tüm yararlı uğraşlarda ya yerinde saymakta ya da geriye gitmektedir." Bu da Orwell ustamızın ta o zamanlarda gördüğü acı bir gerçek. Evet, teknolojik anlamda dünya her geçen gün gelişiyor belki ama insanlık bakımından geriye gittiğimiz aşikar. "İnsanlar özgürlük ile mutluluk arasında seçim yapmak zorundaydı ve büyük çoğunluk mutluluğu seçiyordu." Kitabı özetleyen cümlelerden birisi bu bence. İnsanlar mutlu olduklarında hayatın güzel
1000Kitap
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
Puan vermedi·184 syf.·
2023 4. kitabı
"Uyuyalım. İnsan uyudu mu her şeyi unutur." Sonunda okuyabildim şu meşhur Şeker Portakalı'nı. Dendiği kadar var mıymış? Evet varmış. Zeze adında minik bir çocuk ve onun hayatı tanıma öyküsü. Şeker portakalı fidanına duyduğu aşk ve en iyi dostu, Portugası'na beslediği sevgi. Kısaca konusu bu kitabın. Görüldüğü üzere öyle çok da olağanüstü bir kurguya sahip değil. Peki neden bu kadar çok seviliyor? İşte burada yazarın başarısı ortaya çıkıyor. Zeze'nin sıradan bir çocuk olmadığını anlamak çok da zor olmuyor. Farklı bir çocuk Zeze. Bu farklılığı kendi başına okumayı sökmesine mi borçluyuz, hayatta en önemli şeyin sevgi olduğunu söylemesine mi, yoksa şarkıların önemini kavrayabilmiş olmasına mı? Belki de bunların hiçbiri değildir. Beş yaşında olmasına rağmen acının ne demek olduğunu anlamış olmasıdır belki de Zeze'yi diğer çocuklardan farklı kılan. Kim bilir? Ah Zeze ah. Nasıl bir çocuksun sen? Kimi yerde güldürdün, kimi yerde ağlattın. Kısacık bir kitaptı oysa. Nasıl sığdırabildin o kadar şeyi bu kitabın içerisine? En ufak bir şeyde dahi ailenden o kadar şiddet görmen açıkçası beni çok üzdü Zeze. Ama yine de hiçbirinden nefret etmedin. Daha çok sevdin, özür diledin her seferinde. Beni çok şaşırttın Zeze. Kitapta beni en çok etkileyen şey ne sevgili Portuga'sını kaybetmesi ne de şeker portakalı fidanının kesilmesi oldu. Gidip akşama kadar ayakkabı boyayıp/cilalayıp para kazandıktan sonra o parayla işsiz ve parasız bir şekilde evde oturan babasına sigara almasıydı beni en çok etkileyen bölüm. Sigarayı çıkarıp babasının ağzına koyuşu ve onu yakışı. "İç," deyişi. Yüreğim sızladı. Çocukluk yıllarının o yoksul yaşantısını şu iki cümleyle bakın nasıl da güzel özetlemiş Zeze: "Totoca ve ben çantalarımızı omzumuza asıyorduk. İçinde kitaplarımız, defterlerimiz; bir de
1000Kitap
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275bin okunma
Puan vermedi·687 syf.·
2023 2. kitabı
Suç ve Ceza Dostoyevski’ nin en güzel eserlerinden biridir. Romandaki ana düşünce, başkalarına yapılan suçun cezası mutlaka çekilir esasına dayanmaktadır. Rusya’ nın büyük şehirlerinden birindeki yoksul halkın hayatı dile getirilmektedir. Bu romanını paraya duyduğu ihtiyaç nedeniyle yazdı. Eseri yazmaya başladığı zaman karısı ağır hastaydı.Karısının başucunda beklerken bu şaheserini yarattı. İlk kez, 1886 yılında yayımlandı. Romanın kahramanı Rodion Raskolnikov’ un Rus Faust’ u olduğunu söyleyenler var .Ortak yönleri ikiisnin de yoksul öğrenci ; gururlu ve ihtiraslı olmalarıdır. Her ikisi de üstün zekalarından ötürü duydukları gururla suç işlerler.Kendilerine bağlı bir kadının aşkı ile doğru yolu bulurlar.
1000Kitap
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194bin okunma
Reklam