Ahmet

Ahmet
@CelebiAhmet
Kızgınlık gürültülüdür, kırgınlık sessiz...
"Koi No Yokan" İki kişinin henüz buluşup tanışmadan evvel aşık olacaklarını hissetmesi , yani 'aşkın önsezisi ' manasına geliyor.
Hayata Dair
Ahmet
Bizdeki (Minel kalbi ilel kalbi sebila) "Kalpten kalbe yol vardır" tabiri geldi aklıma
Reklam
Bugün de günlerden Canfeza...
Ahmet
BUZ Cahilliğimi şairlik sanmışım onca süre, Hiç gerçeği göstermemiş, sihirli kürem. Sihir diye bir şey yokmuş bile esasında Şiiri seni geri döndürecek bi sihir sandım uzun süre. Ne şiir sihirdi. ne sen sihirli bir şiir, Seni gösterir beş parmağım beşi bir. Nefes miktarınca seni içime çeken keşinim, Yıktığın köprünün altında bulacaklar leşimi. Beş ilim bilirim, beşi sen. Ben noktayım yanımda beş isen. Kafam telaffuzunla kayıtsız şartsız hoşbeş ise, Her harfin ardı kelime, her sözcüğün peşi sen. Ellerimi yıkar gibi temizlendim senden, Böyle sevmedim, böyle de sevmem. Ellerimi yıkar gibi kurtuldum çamurundan, Yine de sensiz eser yoğrulmaz ellimin hamurundan. Neredesin leyla? Hangi gözde? Hangi özlü sözde? Birer çınar dalıyız aynı közde. Neredesin leyla? Hangi defterlerde? Üzerlerine kahve dökülmüş nice kitaplarda ? Çık artık şu kitaplardan. Koluma gir ve birlikte ölüme yürüyelim. O'na kavuştuğum anlar da olur mutlaka günü gelir. O gün, o gül, o gün ışıltısından yüzüne vuracak. Yatağıma düş, ayağın kaysın yanıma seril. Aşk..? Aleve ver bu yatak yorganı, parçala çarşafımı. Ben içimde içinde ki senden daha da karmaşığım. Son kaşığım ; Beni sarıp tükettin, aynı yaptığıyla bu yaptığın esasında çınara, sarmaşığın. Seni sordular boş bıraktım, Kalemi tuttum koş bıraktır. Zaman sarhoş bir attır. Yapma ayıptır, etme günahtır. Zayıftım... da zayıflık ayıp mı ? *** Baharım ilk ve sonum Aşk ormanımın musonu Kuş olup uç ve öğren Gökyüzünün var mı bi sonu ? Kaç ömür sürer buluşmamız denesek Gök ve kuş olup
Bugün de günlerden Canfeza...
Ahmet
DUA İzlendi, ihanetin gizleri. Gizlendi, cinayetin izleri. Ölüm, günahları temizledi. Hangi katil cana kıyarken böylesi titizlenir? kim seni hem öldürüp hem de canlı tutar? kim ruhumu esir ederken ölümsüzlük yutan? iyi de kim öc alabilir ateş tutup suya? nitekim şahsi iradenle inanmışsın buna. bana yoksun desen, sana varım demem. sana yoksun dersem, bana varım deme. öyle de sen; yüzünü buza gömer yemen. sen öyle istesen, sana döner yolum gene. yoldan çıkmadım, yolu kaybettim. ben aklımı, aklım seni kaybetti rahmetli. hak sahibi beni, ben de seni affettim. bileklerim bir çuval zinciri mahvetti. zincirden kurtulmanın çok acı bir yanı var. esaretten beter hür olup ulaşamamak yanına. ellerinde hala öldürdüğün aşığın kanı var. kim, nasıl girdi, anlamış değilim kanına. sevdiğini söylemek şimdi mi ayıp oldu? doğduğundan bu yana sevmiyor mu adem oğlu? ben sana hala açım, sen ne ara doydun? hükmüne karşı, şiirden ince boynum! şiirden ince boynum, kılıçtan kalın. güzel bir sözün yanında kılıç tahta kalır. elçiler, gamsızlar ülkesine haber salın. geliyorum, yanıma ölüm, kılıç, kalkan alıp. cesaretimden değil, korkumdan. her şeyi ezberledim, sorgun var. zihnim cümle ezberinden yorgun da, hafızamda yerin fazlaca, denizde bol kumdan. bu keder niye mi? bu keder benden uzaktasın diyedir. bu kader diye mi? bu kader değilse, bu tüm olanlar niyedir? öylesine mi? sanmam. herşey öylesine olmaz, an var. ölesiye mi? yanmam. güneşle aramda, bir gölgelik dam var. beni koruyabilir mi? asla. seni içimde korur yıllar, kalbimde paslan. sevmektir hastalığı, kalbimdir hasta. kalbimin hastalığı, pastan. kirden, kirlilikten, yastan! birlikte yaşadığım bu ayyaştan! direnmeli doğar doğmaz, baştan! akıl doğar doğmaz başta! dil, doğar doğmaz yerinde, konuşur; ne konuştuğunu öğrenince. göz, doğduğunda seninle, dolar; büyüdüğünü görünce. hafızam bir kartalın göz bebeği. herşeyin altında sen arayan köstebeğim. aşk: karmaşık bir söz öbeği. zihnimi oku, sana karmaşıklık göstereyim. yine beni aşk başında yakaladın. beni bu halde yakalayan halime bakakalır. masumiyet bitti, yaktık ak yakaları! değiştik ve yapmıyoruz artık eski şakaları. hiçbirimiz eskisinden daha masum değiliz. geriye giden tek yanımız masumiyetimiz. hiçbirimiz dünya çıkmazında mahsur değiliz. bir çıkış bulmak olmalı tüm arzu ve niyetimiz. birbirimizi sevmeliyiz! bir dünyadayız ve buna değmeliyiz! birbirimizi sevmediğimiz, her zamana, bir zamanda dönmeliyiz. en büyük ilham inançtır, unutamazsın. yazmak hapşırmak gibidir geldi mi tutamazsın. hapsetsen de çığlıklarını duyarsın. bu gürültüde vicdanını uyutamazsın. gecenin sükunetini böler aniden, terk ediş üzerine söylenmiş maniler. kulağım işitmiyor karanlığı ahiren. karanlık seni bulamaz zahidem. ama sen karanlığı yere tükürebilirsin. sevdiğini bağır! kükre, bilinsin! çekilmez inan bu koca külfet ilimsiz. ağzından bir dua çıksın, bağrına bin insin. benim duam kabul oldu; yazdım. harfleri esirgemedim çünkü şiir kazdı. şiir gelecek yerden harf esirgenmez, bini geçik cümle, binlerce kelime az mı? dönmen için değil, görmen için. güneş bizim için varsa gölge niçin? gel gör içimdeki gölden içip; ölümsüzlük ne demektir gölgen için. gölgesine hasretim, beni güneşten azledin. unutmak istiyorum yaz nedir. hatırlamamak en son kim yaz dedi.. hatırlamıyorum bana kim yaz dedi. her şeye tamam dedim, ne zaman az dedim? kalbim örf adet bilirdi, insanlar yobaz dedi. sana körü körüne bağlandığımı sandılar, haklılardı da böylesine de yobaz denir. onu elimden alan; unutma! adım almanı bekliyorum huduttan! nişan aldım kalbine bir güç, bir umutla. onu elimden alan; unutmam! karşına çıkmasamda hatırlarım. hatırlatır intikamı satırlarım! onu kurtarıp beni gemimle batırmanı, unutursam adamlığın hatrı kalır. benim suçum onunla açılmak. kendini kaybetmek açıkta. kaybolmak battıkça, yüreğin attıkça. hep aynı noktadayım, yediğimden beri kafama oklavayı. ilerlemekten korkmam, hayır. öğretti bana o gün bugündür korkmamayı. balığın hafızası tazelenir; herşeyi su görmek ki mazereti. göz bebeklerim taze yetim. taşıyor gözlerimin kaseleri. birinci haftasında gittiğinin, fark ettim bütünüyle bittiğini. bugün, o gün, yedinci gece. sekizinci gün, resmidir bittiğimin. korkmaya başladım yavaştan. krizlerim ha başladı ha başlar. hiç bir türlü tedaviye yanaşmam. nefretle de olsa gel ve ya kal aşkla. ya benim ol beni sevme, ya da beni sev benim olma. benim olurken beni sevme, beni severken benim ol da. var ol da istersen yar olma. kömür karası gönlüme har ondan. yanar gönül evim; karton ya. atla aşk; içimdeki balkondan. kaç kurtar kendini yanmaktan. gönlün ateşime zor dayanmakta. şüphesiz.. tek kazancım sensin. sensizken seninle, seninle, sensiz.. istemeden kimse kimseyi sevmez. kimse kimseyi sevmeden istemez. şüphe denilen histe dert, şimdi aşkla nefret aynı pistteler. dilin kemiği yoktur ama elin vardır. gönlüm elime bu yüzden dargın. tutabilirdi kendini, daha ötesi var mı? var, daha ötesi yangın. aşkımı tarihe gizlerim, bu giz benim. bu, bir benim ödevim, bir benim ezberim. bu benim sınavım, benim sırrım. yok ederim izleri; parçalar dikizleri. herşey oldu bittiye geldi, sen bana gelmedin. bir kurşun attın sakat bıraktın, ölmedim. gitmeye hakkın vardı kabul ettim, sakat bırakmak mı olmalıydı önlemin? değer vermedin mi sahi hislerime? sana sürünmemi mi istedin hep? kandırmışsın beni, dolandırmışsın, varamamışım dolanmaktan istediğime. bir dairenin çizgisinde hapisim. rotam güneş, gün deniz mavisi. söyledim ya müebbet hapisim. gönderme, sen getir havadisi. sen; ustalık çağımın ilhamı, kağıtlara inşa ettim bin hanı. beni anlamıyorsun ya hani, bu, bu dünyadaki imtihanım. neden mutsuzum peki bencilsem? oysa ben karıncayı bile incitmem. hor mu görülmem gerekir sencilsem? döksem, sığmaz hislerim bin cilte. bu yüz yıllık alfabeye büyük kalır sevdam. seni anlatacak harfler bir asırdır mefta. yaşanmıyor asır oldu imrenecek sevda. konuşacaksan git; dinleyeceksen kal. gürültüye çıktı, aklım pencereden. gidiyorsun; yüreğimde tavalar tencereler. akla küfürler savuran kim bilir kalbe ne der? aşkta devrimi anlarım da darbe neden?
Bugün de günlerden Canfeza...
Ahmet
HOŞGELDİN Hoş geldin ey şimdiki zamanım, Geç gönlümün eşiğinden, tam anı. Hoş geldin her bölümüm, tamamım. Uzat ömrümün beşiğinden yanağını. Beni yanlış anla bunu anlama; Darda olmasam seni de darlamam. Hayat bir kumarsa eğer kazandım, İhtiyacım yok seninle zarlara. Hoş geldin ey ömrümün başı, Kalbim ıçinde sadece gül yüzünü taşır. Hoş geldin gönül evimin dört duvarı, taşı; Seni arar göğsüne vurmak ıçin başım. Beni unut ama bunu unutma; Sana muhtaç ıçerimde büyüttüğün umutlar. Seninleyken ayaklarımın altında tüm bulutlar, Uyurum da seni seven kalbi uyutmam. Hoş geldin karadeniz''im, yağmurum, Kovanımın prensesi, balmumum. Hoş geldin tarafımdan sevilmenin mağduru, Gönlümün ortasında sana açık bir bağ durur. Hoş geldin anadolu''m, toprağım, Senin bağrındayım hala kopmadım. Hoş geldin bitkim, örtüm, yaprağım, İçimde senden başka bir fırtına kopmadı. Hoş geldin bitkim, örtüm, yaprağım, İçimde senden başka bir fırtına kopmadı. Bir derde ıç çekişim, dışa vuruşum, Hoş geldin çocukluğum, son kuruşum. Annem sorunca hiç çekişim, zor duruşum. Hoş geldin en çirkine bile güzeli konduruşum. Yanında cüce kalırım, sana aşkım devdir; Sırf sen seviyorsun diye ben kendimi sevdim. Birlikte dik duralım, dünya boyun eğsin, Bırak güzel gözlerini, gözlerime değsin. Her zaman yürüdüğüm okul yolum, dersim, İyiyim çok şükür, allah ıyiliğini versin. Gömleğimin en üst düğmesi, düzü, tersi; Beslenme çantamdaki boş kalan tek yersin. Hoş geldin ı̇stanbul''um, aşk kentim; Yurdum, yüz ölçümüm, gönül köprüm, başkentim! Seninle coğrafyamın gözlerinden yaş geldi, Hoş geldin de dirilttin bunca yıllık taş kenti... Hoş geldin çarpıldığım, ıçim dışım, Yün kazağım, sonbaharım, kışım. Hoş geldin atkım, sobam, ısım, Ne hoş geldin böyle, canım mısın? Hoş geldin kar yağışım, botum, berem, Bütün buz tutmuşluğuma can veren. Hoş geldin gülüm, gül bağımı deren, İkinci baharım, ıki senem. Hoş geldin, hoş gel de boş gitme, Yeter ki sen yanımda koş, yitmem. Hoş geldin, sen geldiysen ben gitmem, Ben giderken gelsem bile sen gitme. Hoş geldin beni bana vurduran, Bir gelişi dünyaları durduran. Hoş geldin bana zamanı sorduran, İçinde sen yoksan zordur an. Hoş geldin bana saati sorduran, İçinde sen yoksan zordur an.