Kaybettiğimiz şey açıkça belli; soylu ve yalın davranamadığımız için yapılarımızı yoğun ve mübalağalı süslemeyle dengelemeye çalışıyoruz. Çöküntümüzü ucuz yoldan telafi edebileceğimizi sandığımız içindir ki , süslemeyi öne çıkarıyoruz.
Müslümanlar, Batı ile hesaplaşmanın, üstü küllenmiş bir haçlı seferinden ibaret olduğunu sanıyorlardı. Namlunun ucu tekrar kendilerine çevrilince, kapitalizmin emperyalist şirretliğini yeniden tanıdılar.
Osmanlı imparatorluğu , söz yerindeyse, göz göre göre, bağıra çağıra ölmüştür. Bunu ikide bir başvurulan ıslahat layihalarından daha güzel anlatacak vesikalar bulunamaz.