Celikonur

Celikonur
@Celon
Çocuğun ana-baba otoritesi altından çıkmak için gösterdiği çaba, ilerleme için pek önemli olan, yeni ve eski kuşak arasındaki karşıtlığı tek başına doğuran çabadır. Normal kimsenin bu gelişme evrelerini geçirmesi gerekir. Bazı kimseler duraklayabilirler ve böylece ana-baba otoritesinden hiçbir zaman çıkmamış olan, sevgi duygularını ana-babadan koparamamış ya da hiç değilse bunu ancak eksik bir şekilde yapmış kişiler bulunur. Daha çok, ana-babanın büyük sevgisi karşısında, erginliğin çok ötesinde de, çocukluk sevgisine büsbütün bağlı kalan kızlar vardır. Bu genç kızların, evlendikleri zaman, kocalarına borçlu oldukları her şeyi verecek durumda olmadıklarını ortaya çıkarmak çok ilgi çekicidir. Bunlar soğuk eşler olurlar ve cinsel bakımdan duygusuz kalırlar. Bundan şu çıkarılabilir: Görünüşte cinsel olmayan oğulsu sevgi (amour filial) ile cinsel sevgi aynı kaynaktan beslenmektedir; yani oğulsu sevgi, libidonun çocukça bir saplanmandan başka bir şey değildir.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
iyi gelişmiş bir cinselliğe sahip olması gereken, yaşamında, dürtüsünün ona emrettiğiyle yetinecek olan çocuğuna sevmeyi öğretirken, anne, baba ancak görevini yapmaktadır. Aşırı bir ana-baba sevgisi, erken bir şehvetlilik doğurabileceği, çocuğu "şımartacağı", bir zaman süresince aşktan vazgeçmede ya da ölçülü bir aşkla tatmin olmada güçsüz kılacağından, zararlı bir hal alır. Ana-baba sevgisi gereksiniminde çocuğun doymaz görünmesi olgusu, sonraki bir nevrozun en iyi belirtisidir.
Cinsel İlişkilerde Sadistik Anlayış - Çocuklar, ana-babalarının ilişkilerini gördükleri zaman (ki bu çok sık olur, çocuğun cinsel yaşamı anlamayacak kadar küçük olduğuna inanarak bundan kendilerine fırsat çıkarırlar), cinsel eylemi bir tür kötü davranma ya da zor kullanma imiş gibi yorumlamaktan geri kalmazlar; yani bu eyleme sadistik bir anlam verirler. Psikanaliz, ilk çocuklukta edinilen böyle bir izlenimin daha sonra cinsel amacın sadistik bir kaymasını kolaylaştırmaya çok yaradığını öğretmektedir. Çocuklar böylece, cinslerin bağlantılarıyla ya da kendi dedikleri gibi, evlilik olgusunun neye dayandığını öğrenmek ile de hayli ilgilenirler; üzerinde durdukları çözüm, genellikle işeme ya da dışkılama sırasında yaptıkları bir bağlantı üzerinde durur.
Psikoloji
Uygarlıkla birlikte gelişen bedeni gizleme alışkanlığı, cinsel merakı uyanık tutar ve kişi onun saklı bölümlerini ortaya çıkararak cinsel nesneyi tamamlamak ister. Aynı şekilde ilgi yalnız cinsel organlar üzerinde yoğunlaşmadığı, ancak bütün bedene yayıldığı zaman merak başka bir yönde, sanat yönünde ("yüceltme"-süblimasyon) gelişir.
Psikoloji
Güzel bir kızın dudaklarını hararetle öpen bir kimse, kızın diş fırçasını kullanmaktan tiksinti duyar; oysa kendini hiç iğrendirmeyen kendi ağzının genç kızınkinden daha iç açıcı olduğunu sanmasının tutarlı bir yanı yoktur. Burada iğrenmenin oynadığı role dikkati çekelim: Bu, cinsel nesneye libido bakımından verilen değere aykırı düşmektedir fakat bu aykırılık fazla değer verme tarafından yenilebilir de. İğrenme, cinsel amaçları sınırlayan güçlerden biridir. Genellikle iğrenme yüzünden uyuşmazlıklar üreme organını içine almazlar. Bununla birlikte şundan kuşku duyulamaz, öbür cinsel üreme organları, haliyle iğrenme esinler ve bu oluş bütün histeriklerde, özellikle kadın histeriklerde karakteristiktir. Cinsel dürtünün kuvveti bu iğrenmenin ötesine geçmekten hoşlanır.