Bir inanışa göre dünyaya gelmeden önce bize fısıldanırdı hayatımız. Ve ödülün ne olacağı. Buna inanırdı Vedı. Hatta aslında isteksiz geldiğini hatırladığını da söylerdi. Hatta aslında yalnız olacakmış bunun zor olduğu nelerden feragat ettiği de söylenmiş ama... Yalnızlığını daha ömrünün başında bilerek kabul ettiğini hatırlatırdı bazen kendine. Sıklıkla Allah'a seslenir içinden, dua oku desen bilmez. Yalnız geçeceği anlaşmanın başında kabullenilmiş bir ömrü yaşar. Kadınları sever ama o sevgi nedense onların anlayabildiği bir biçimde değildir. Sevgisi sığ bir fiziksellik güzelliğe dayalı bir anlayış da değildir aslında. Küçük şeyleri kirpikleri, bir tutam saçın alnın kulakların üzerinde bükülüşü Vedi için kadınlar detay dolu ve gerçekten güzellerdir. Ruhlarına kırılganlıklarına hassasiyetlerine kadar sever sahiplenir. Ama anlaşmanın bir gelecek kurgusuna izin vermediği hep aklında bir yerde gezinir. Onların kendisine olan sevgisi çoğu zaman nedenseldir gözünde. Kırmadan bozmadan olgunlaştırarak bitirmek sevmenin kendisindeki biraz daha koyu halinin neye benzedigini tarif edip yasatip onlari kendisinden sonraki hayatlarina ugurlamak kendi kendilerine ayaklarının üzerinde durabilen bir erkeğin arzularına tamamen itaat etmeyecek kimliği tamamlanmış güçlü kadınlara cevirmek o'nu tanıyan kadınlarla iliskisinin özeti gibidir. Vedi'nin bütün sevgilileri Vedi'ye önce kırılır, nefret eder ama o'nu düşünür affeder çok geçmiş senelerden sonra ya mesaj atar ya arar ya rüyamda gördüm denir ya doğum gününü kutlar ya da başka bir şey. Evlenenler kaybolur ama Vedi kötü biri olduğunu düşündürmez. Vedalaşır ama lanet gelsin adına keske tanimasaydim dedirtecek gibi silinecek gibi üzmez. "Beni gözünde büyütme aşk acısı çekiyorum zannedip tamam mı?" " Kimse annesinin karnından ideal eş