Diğer cihetten Zenker'in Çin felsefesi tarihi tetkik edilince, bu eski şark medeniyetinde fikir cereyanlarının Türk kozmogonisi ve Türk hikmeti ile ne kadar sıkı bir alakası olduğu görülüyor. Çin'de hiçbir ırkî ve lisanî vahdet olmadığı ve bu memleketin eski zamanlardan beri çok defalar Türkler tarafından istila edildiği, hatta orada asırlarca müddet Türk hanedanlarının hü- küm sürdüğü hesaba katılınca bu fikir akrabalığının kökleri an- laşılmış olur.
M. Edouard Chavannes esasen çok evvel Le Cycle Turc des Douze Animaux ismindeki eserinde Çin İmparatorluğu'na dahil memleketlerde hatta bir aralık bütün Asya'da kullanılan on iki hayvanlı takvimin evvela Kırgızlar tarafından icat edilerek, Türk istilası neticesinde Çin'e ve diğer Şarkî Asya milletlerine geçtiğini göstermemiş mi idi? Her ne kadar M. de Saussure, Jour- nal Asiatique'in 1923 nüshasında bu kitaba itiraz ederek tak- vimin Kırgızlardan evvel yine Çin'de az çok farkla- mevcut olduğunu göstermeye çalıştı ise de Pellioť'nun bahsettiği devir- den daha evvel Türklerin birkaç kere Çin'i istila ettikleri he- saba katılacak olursa bu iddia o kadar yerinde sayılamaz.
Bu takvim, Türk dininin geçirdiği tekâmülde Animalisme'e ait bütün bir mitolojiyi taşımakta olduğu için onun Şarkî Asya milletleri arasında yayılması, Türklerin fikrî ve manevî istila- larını göstermek itibariyle mühimdir.