Dostoyevski'nin başyapıtı "Suç ve Ceza", insan ruhunun en derin köşelerine inen ve ahlak ve vicdan kavramlarını sorgulatan etkileyici bir eserdir. Bu romanda, Raskolnikov adında bir
“Tanrı yoksa her şey mübahtır.” diyen Dostoyevski’nin Tanrı yokken her şey nasıl mübah olamaz diye düşünüp bu konuda düşünülebilecek her şeyi yazmasıyla oluşan bir roman…
“Her taraftan 120 fersah uzunluğundadır. Bütün çevresi 480 fersah eder. Büyüklüğü bu kadar olan Babil’e yaklaşacak bir şehir yoktur.”
117. Sayfa
1 Fersah = 5,5 km
120 Fersah = 660 km
Çapı 660 km olan bir şehrin İstanbul’dan 6 misli büyük yer kaplaması gerekir.
Eğer öyleyse Babildeki tüm evlerin tek katlı İstanbul’daki ortalama bir evin 6 katlı olduğunu düşünürsek
MÖ kurulmuş Babil şehrinin günümüz İstanbul’u gibi en az 16 milyon nüfusa sahip olması gerekir.
Bence çok açık, anlaşılır ve keyifli bir kitap. Sonuçta hikayeleştirir gibi tarih anlatıyor. Belki bazı eski ölçü birimleri, coğrafi yer ve devlet isimlerini anlamak için arada sözlüğe bakmak gerekebilir. Kişi ve olayları birbirine karıştırmamak için not tutarak okumak iyi olur. Onun haricinde bu tarih kitabının çok eski çağlarda Yunan birisi tarafından yazıldığını gözardı etmeden okumak gerekir. O günün bakış açısı, bilgi ve imkanlarıyla bazı konularda yanlış bilgi vermiş olabileceği ihtimalini hesaba katarak okuduğumuz sürece olumsuz bir yanı olmayacaktır.
Eşsiz bir tartışma ve sohbet havası içinde geçen bu kitap, felsefeye gönül vermiş bir grup felsefecinin Mayıs 2008-Haziran 2009 tarihleri arasında gerçekleştirilen bir toplantı serisinin sonucudur.
Aslında Türk Felsefe Tarihi sanıldığından çok daha köklü. Herkes Bilgi Felsefesinin Antik Yunan’da Sokrates’le başladığını söyler ama Antik Yunan’da insana yönelik olarak ilk felsefe yapan kişi Sokrates’ten yüz küsür yıl önce yaşayan İskit Türk’ü Anakarsis’dir. Kinik Felsefe’nin kurucusu olarak kabul edebileceğimiz Anakarsis’in M.Ö 600 lerde söyledikleri M.S 1200 lerde Hacı Bektaş Veli tarafından geliştirilerek söyleniyor. Diline, boğazına, beline hakim ol! Diyen bir Anakharsis var. Tuna bozkırlarından Anadolu bozkırlarına dek devam eden binlerce Yıllık sözlü bir felsefe geleneğimiz olduğu açık. Mesele bunu derlemek, duyurmak ve pazarlamak
İnsanların insan gibi yaşayamama sebebi zaten içindeki hayvanca arzular. Bunları aşmış insanların önünü açmadan hayvanlaşmamak da insan olmak gibi mümkün değil