Cem YENAL

Cem YENAL
@CemYENAL
cem.yenal@hotmail.com
öğretmen
Yıldız Teknik Üniversitesi Felsefe YL
İstanbul
İstanbul Yeşilköy
73 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Kitabın Gözden Kaçan Alegorik Omurgası
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Dışarıdan bakınca oldukça keyifli, sade dilli, akıcı, herkesin okurken keyf alacağı bir martının öyküsüyle karşı karşıyayız. Fakat çoğu okuyucunun gözden kaçırdığı nokta şu. Bu kitap bir martının maceraları üzerinden örtük olarak insanlığın son 2000 yıldaki tüm düşünsel, inançsal ve yaşamsal dönüşümlerini anlatıyor. Martının yaşadığı günlük olayları bir alegori olarak kabul ettiğimizde son 2000 yılın kronolojisine cuk oturuyor. Üstelik tüm bunları 7 yaşındaki bir çocuğun anlayabileceği ve ilgiyle okuyup zevk alacağı bir şekilde anlatmış. Sırf bu sebeple bile herkesin mutlaka okuması gereken ve okullarda zorunlu olarak okutulması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Çok zamanınızı da almaz zaten. Ben bir saatte bitirdim. Şimdiden iyi okumalar diliyorum. Martı
Edebiyat & Roman
MartıRichard Bach · Ayyıldız Yayınları · 199080,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Babil
Puan vermedi·832 syf.··
2024 26. kitabı
“Her taraftan 120 fersah uzunluğundadır. Bütün çevresi 480 fersah eder. Büyüklüğü bu kadar olan Babil’e yaklaşacak bir şehir yoktur.” 117. Sayfa 1 Fersah = 5,5 km 120 Fersah = 660 km Çapı 660 km olan bir şehrin İstanbul’dan 6 misli büyük yer kaplaması gerekir. Eğer öyleyse Babildeki tüm evlerin tek katlı İstanbul’daki ortalama bir evin 6 katlı olduğunu düşünürsek MÖ kurulmuş Babil şehrinin günümüz İstanbul’u gibi en az 16 milyon nüfusa sahip olması gerekir.
Tarih
TarihHerodotos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,215 okunma
7/10
·352 syf.··
2020 2. kitabı
Çoğu insan bu kitabı bir sosyalizm eleştirisi olarak görür ama bence bu kitap yazılmış en iyi liberalizm eleştirisidir. İktisadi özgürlükler ve kısıtlanmış devletler güçlü bireyleri yaratır. Demokrasi arttıkça cehaletin meşrulaşıp iktidar sahibi olur. Liberalizm arttıkça da özgürlükler azalır. Belirli bir noktadan sonra liberalizmle güçlenen bireyler yeryüzünde kendi diktatörlüklerini kurarlar. Bunu komünizmde olduğu gibi açıkça bir sınıfın diktatörlüğü veya açıkça bir faşizmin, monarşinin tek adam diktatörlüğü gibi önceden topluma söylenerek kitlelerin açık rızasını almış ve adını koymuş bir şekilde yapmazlar. Bu bakımdan düşünüldüğünde en koyu faşizm bile en iyi liberalizmden daha ahlaklıdır. Vahşi piyasanın kurdu olarak her türlü sahtekarlıkta, yalancılıkta, manipülasyonda ve acımasızlıkta ustalaşmış bireyler ancak tekelci kapitalizmin sahiplerinden olacak serveti biriktirebilirler. Bu bireyler ise faşistler gibi dürüst bir zalimlik yerine sinsi ve tatlı uyuşturucularla kendi diktatörlükleri inşa ederler. Demokraside olduğu gibi. Demokrasi nasıl gizli bir orta sınıf diktatörlüğü ise liberalizm de görünmez elleriyle insanlığı kendi çıkar dairesine hapsedenlerin diktatörlüğüdür. Dünyadaki bütün gazeteler ve televizyonlar tek elden kontrol edilir. Bunu aşı propagandası yapılan ve aşı karşıtı herkesin medyadan afaroz edilip onlara asla söz hakkı tanınmadığı süreçte gördük. Batının özgürlüğü pfzer in kazancına dokunmaya kadardır. Dünyadaki tüm ödüller bu düzenin çıkarları doğrultusunda düşünen kanaat önderleri yaratmak için verilir. Orhan Pamuk ve Merve Dizdar buna çok güzel birer örnektir. Dünyanın en büyük şeker ilacı üreticisi markası ile dünyanın en çok şekerli ürün üreten markası aynı şirkete aittir. Günümüz dünyasında her insan ihanet ettiğine hizmet etmekle
Siyaset&Toplum
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,4bin okunma
Batıdan Yetişen En Önemli Ekonomist
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
Ekonomi hakkında en temel okunması gereken kitaplardan birisidir kesinlikle. Batı İktisat literatüründeki işe yarar çoğu şeyin en net, anlaşılır ve basit haliyle bu kitapta toplandığını söylemek yanlış olmaz. Sanayi devriminin sonrasında şekillenen batı merkezli dünyanın normlarında yaşanabilecek her türlü siyasi ve iktisadi durumu her yönüyle en dibine kadar yaşamış 1860-1960 arası Almanya'sı belki de iktisat tarihinin en odaklanılması gereken yerlerden birisidir. Hjalmar Schacht'da modern iktisat tarihinin önemli yerinin en önemli döneminin içinde büyümüş ve bu dönemin en başarılı ismi olmuştur. Bu durumlar bile başlı başına bu eseri modern kapitalist batı ekonomisi hakkında okunması gereken ilk eser yapmaya yeter. Alman-Fransız savaşı ile başlayıp iki büyük dünya savaşının tramvatik ilham ve dışavurumlarıyla şekillenen bu dönemde yaşanan olayların da tesiriyle yine Almanlar batı medeniyetleri içerisinde en önemli resim, müzik ve düşünce insanlarını bu dönemde de yetiştirmiştir. Bu bağlamda da bana kalırsa Hjalmar Schacht 20.yy ın en önemli batılı İktisatçısı olarak bu dönemde yetişmiştir. Bu kitapta ise Hjalmar Schacht batı tarihindeki hemen hemen her iktisatçının bulduğu her şey içerisinden en işe yararlarını rafine bir biçimde kendi hayat tecrübelerinden çıkararak bu kitapta gayet yalın, anlaşılır ve tutarlı bir biçimde anlatmış. Batı İktisat literatüründeki işe yarar her şeyin en net, anlaşılır ve basit haliyle bu kitapta toplandığını söylemek yanlış olmaz. Hjalmar Schacht'ın tek eksiği İslam düşüncesinden ve Türk Karakteristiğinden doğan düşüncelerden beslenmemiş olmasıydı. Şüphesiz ki Türk bakış açısını ve İslam düşüncesini merkeze alıp tüm düşünce ve tespitlerini böyle bir omurgaya eklemleyebilseydi ideal iktisadi düzeni bulabilirdi. İdeal iktisadi modeli
Ekonomi
Daha Çok Para - Daha Çok Sermaye - Daha Çok İşHjalmar Schacht · Dorlion Yayınevi · 01 okunma
8/10
·543 syf.··
2020 32. kitabı
tüm düşünsel akımları materyalizm-idealizm düzleminde kategorize edip ele alan bir bakış açısı kazandıran, her ne kadar materyalizm yanlısı olsa da düşünsel perspektif kazandırması bakımından okunması faydalı olacağını düşündüğüm kitap. naçizane görüşüm 20 yaşından önce okunmuş olması gereken kitaplardan olmasıyla birlikte çok da etkisi altında kalınmadan bu da böyle bir bakış açısıdır diye bakış açıları literatürümüze katılıp geçilmelidir. bu kitap materyalist ve sosyalist düşüncede sıfırdan başlayıp devamında derinleşmek için ideal bir başlangıç kitabı olabilir. sosyalizmin alfabesi güzel bir cila niyetine devam kitabı olabilir. sonuçta bir fikri iyi anlayabilmek için onu savunma noktasına gelecek kadar o fikrin gözünden bakabilmek gerekir. bu aşamadan sonra o fikri benimseyip benimsememek herkesin özgür iradesine kalmış bir şey tabi. burada önemli olan bu kitapların etkisinde kalarak koyu bir materyalist-sosyalist olup diğer düşüncelere kendini temelli kapatmamaktır. dünyaya her açıdan her gözden her paradigmayla bakabilmek ve duruma göre bunlardan uygun olanlarından zaman zaman faydalanabilmek aralarında tercihler yapabilmek gerekir bence. bu nedenle bu kitapları okuduktan sonra üzerine adam smith(ulusların zenginliği) nin okunması bence daha faydalı olacaktır. düşünceler ideolojiler ya materyalisttir ya da idealisttir gibi bir bakış açısıyla felsefedeki en temel iki ayrımın mayeryalizm-idealizm olduğunu düşündüren bir kitabın idealizmi de olumlu yanları ve insanlık için önemiyle idealizmi de daha idealist bir biçimde daha dolu bir şekilde ele alması gerekirdi bence.
Felsefe
Felsefenin Temel İlkeleriGeorges Politzer · Sol Yayınları · 20031,756 okunma