Türkün dili nasıl sade ise, din, ahlak, güzellik, siyaset, iktisat, aile hayatları da hep sade ve samimidir. Türkün hayatındaki sevimlilik ve orijinallik bu hakim karakterin bir tecellisinden ibarettir.
Avrupalıların o kadar suçladıkları Atilla bile, yine onların rivayetlerince yenilmiş milletler ne zaman barış istemişlerse, derhal kabul etmiştir. Çünkü Atilla da bir İlhan yani dünya barışını sağlamay çalışan ileri fikirli bir şahsiyetti.
Avrupa'nın hakikki mütefekkir ve sanatkarları yani Lamartine'leri, Aguste Comte'ları Piere Laffite, Mismerleri, Piere Loti'leri, Forrerre'leri Türkün samimi sanatına, alçak gönüllü ve gösterişsiz ahlakına, derin ve mutaasıp olmayan dindarlığına, hülasa kanaat ve teslimiyetle beraber daimi bir iyilikseverlik ve mefkürelilikten ibaret olan, fakirane fakat mesudane hayatına hayrandırlar.