Ölümü hep kabullendim, etmesen ne olur ki? Çok çileler çektiğim, isyankâr olduğum zamanlarda, Allah affetsin ölmek istediğim de oldu amma yaşamayı da hep sevdim.
Süslenip püslenmeyi, gezmeyi, derede yüzmeyi, ceviz ağacına tırmanmayı, domates biber yetiştirmeyi, koyunları sağmayı, insanlarla sohbet etmeyi, düğünlere gitmeyi, doğumlara gitmeyi, ölümlere gitmeyi, yardım etmeyi, insanları mutlu etmeyi, mutlu olan insanları görmeyi sevdim...
Öğrenmeyi sevdim. Yaşı yok derler ya çok doğru. Daha yenile torunumdan bakkal sütünden, hani paket olanlardan evde yoğurt mayalandığını öğrendim. Hem de yaptık. Hem de gerçekten çok güzel oldu aynı koyun yoğurdu gibi.