Cem Soydemir

Cem Soydemir
@Cemal1923
Emekli inşaat mühendisi. Yazar. Son Şaman ve Elveda Umutlarım adlı romanlarım yayımlanmıştır.
İnşaat Mühendisi
Lisans
Ankara
Zonguldak, 1975
17 okur puanı
Mayıs 2024 tarihinde katıldı
Gramafon Kafe
Yemekten sonra Elif'in önerisi ile Tunus Caddesinde nostaljik plaklar çalan Gramofon Kafeye gittiler. Gramofon Kafe, bütün dekorasyonu ve kullanılan bardak çatal peçete gibi akla ne gelirse 1970'ler ürünü olan bir yerdi, menüdeki bütün yiyecek ve içeklerde 1970'lere aitti. Kafeden önce biraz Tunalı Hilmi Caddesinin her daim kalabalık dar gölge kaldırımlarında kol kola gezdiler. Hemen yakınlardaki Cin Ali Müzesine gittiler. Cin Ali'nin Atı, Cin Ali Okulda gibi kitapların içeriğinden, ilkokul günlerinden sohbet ettiler. Oradan Kuğulu Park'a yürüyüp meşhur Aşk Tesadüfleri Sever filminin parkta çekilen sahnelerini araştırıp, yerlerini bulmaya çalıştılar. Karanlık iyice çöktükten sonra da Gramofon Kafeye gidip bir yandan 1970'lerden Ajda Pekkan, Zeki Müren, Orhan Gencebay plaklarını dinlerken bir yandan geleceklerini planlamaya başladılar.
Sayfa 310 - Elveda Umutlarım·Kitabı okudu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Fadime Nine
Ölümü hep kabullendim, etmesen ne olur ki? Çok çileler çektiğim, isyankâr olduğum zamanlarda, Allah affetsin ölmek istediğim de oldu amma yaşamayı da hep sevdim. Süslenip püslenmeyi, gezmeyi, derede yüzmeyi, ceviz ağacına tırmanmayı, domates biber yetiştirmeyi, koyunları sağmayı, insanlarla sohbet etmeyi, düğünlere gitmeyi, doğumlara gitmeyi, ölümlere gitmeyi, yardım etmeyi, insanları mutlu etmeyi, mutlu olan insanları görmeyi sevdim... Öğrenmeyi sevdim. Yaşı yok derler ya çok doğru. Daha yenile torunumdan bakkal sütünden, hani paket olanlardan evde yoğurt mayalandığını öğrendim. Hem de yaptık. Hem de gerçekten çok güzel oldu aynı koyun yoğurdu gibi.
Sayfa 293 - Fadime Nine·Kitabı okudu
Alıntı
Sihirli Gözler
Riske girmek istememişti. En azından o günün çok güzel geçmesini hatta en azından bir daha ki karşılaşmaya kadar güzel hayaller kurmak istemişti. Evet, insan sadece gözleriyle ya da yüz ifadesiyle pek çok şeyi net anlatabilirdi. Korkuyu, şefkati, ilgiyi, heyecanı, ihtirası, tutkuyu, sevgiyi, aşkı hepsini net olarak anlatabiliyordu. Peki, nasıl oluyordu? .......................... Evet gözler ve yüz ifadesiyle, "Senden hoşlandım, sana ilgi duyuyorum, seninle tanışmak istiyorum, benden uzak dur, ne çirkin çocuk, terbiyesiz." gibi pek çok duyguyu karşı tarafa net olarak aktarabilir insan.
Sayfa 117 - Mehmet·Kitabı okudu
Alıntı
Sonsuz Yaşam
Evet çok güzel. Dolunay, yıldızlar, gezegenler müthiş. Ne düşünüyorum bazen biliyor musun, neden bu görüntü iyi geliyor, ferahlatıyor, huzur veriyor. Bence sonsuzluk hissi veriyor insana. Ay, yıldızlar dikkatli bakınca bu sefer aradaki daha az ışıklı olan çok çok daha uzaktaki yıldızları görüyorsun ve sonsuza kadar devam ettiğini hissediyorsun. Baktıkça sonsuzluğa baktığını, gördüğün o yıldızlara sanki bedeninin de gittiğini, gidebileceğini hissediyor ve ruhun rahatlıyor. Çünkü aslında hepimiz sonsuza kadar yaşamak istiyoruz, ama şüphelerimiz de var. Sonsuzluk emarelerini, denize, gökyüzüne yıldızlara baktığımızda görüyoruz ve sonsuza kadar yaşayacağımıza daha çok inanıyoruz."
Sayfa 106 - Mehmet·Kitabı okudu
Alıntı
Kadriye
Kadriye... Benim kaderim böyleymiş ne yapalım. Kader derken haşa beni yaratan Rabbime isyanım yoktur asla. Ne bileyim işte bir şekilde bu yola düştüm ben. Düştüğüm gibi çıkabilirdim elbet. Yani tek tük de olsa bu yoldan çıkanları da görmüşlüğüm var. Ama ben çıkamadım. Bekâretimi daha 16 yaşında o şerefsize kendim bile isteye verdim. O da beni ona buna verdi işte. “Cahildim, kandırdı beni." demem asla. Kanmayaydım. Kendi suçum. Anam babam affetmişti, dayımla haber göndermişlerdi, döneydim. Dönmedim, dönemedim işte ne bileyim. Alışmış g.tte don durmaz derler. Herhalde alışmıştım. Koca karı şakalarına, farklı erkeklerin beni sevmesine, benimle özellerini konuşmasına, para almaya, hediye almaya, sigara içmeye, rakı içmeye, gülmeye, arada bir dayak yemeye alıştım herhalde. Ben artık bir adamın kadını olamam, her gece aynı adama hizmet edip onunla yatamam. Yedi ayrı hamamda kırk tas suyla yıkansam arınamam. Benden geçti ama hayırlısıyla kızımın mürüvvetini görmek isterdim. Onu seven, ona sadık bir kocası olsun, bebeleri olsun isterdim. Daha da neler neler isterdim de, Ne bileyim, boş verin.
Sayfa 220 - Kadriye·Kitabı okudu
Alıntı