Kadriye...
Benim kaderim böyleymiş ne yapalım. Kader derken haşa beni yaratan Rabbime isyanım yoktur asla. Ne bileyim işte bir şekilde bu yola düştüm ben. Düştüğüm gibi çıkabilirdim elbet. Yani tek tük de olsa bu yoldan çıkanları da görmüşlüğüm var. Ama ben çıkamadım.
Bekâretimi daha 16 yaşında o şerefsize kendim bile isteye verdim. O da beni ona buna verdi işte. “Cahildim, kandırdı beni." demem asla. Kanmayaydım. Kendi suçum. Anam babam affetmişti, dayımla haber göndermişlerdi, döneydim. Dönmedim, dönemedim işte ne bileyim.
Alışmış g.tte don durmaz derler. Herhalde alışmıştım. Koca karı şakalarına, farklı erkeklerin beni sevmesine, benimle özellerini konuşmasına, para almaya, hediye almaya, sigara içmeye, rakı içmeye, gülmeye, arada bir dayak yemeye alıştım herhalde. Ben artık bir adamın kadını olamam, her gece aynı adama hizmet edip onunla yatamam.
Yedi ayrı hamamda kırk tas suyla yıkansam arınamam. Benden geçti ama hayırlısıyla kızımın mürüvvetini görmek isterdim.
Onu seven, ona sadık bir kocası olsun, bebeleri olsun isterdim.
Daha da neler neler isterdim de,
Ne bileyim, boş verin.