Evet hayat kesinlikle bir oyundan ibaret, bunu 50 yaşında öğrendim. Herkes herkesle oyun oynuyor ama herkesin eğlendiği halay gibi bir oyun değil satranç gibi bir tarafın sıkıntı duyduğu tuzaklara düştüğü bir strateji oyunu. Herkes herkesin oyuncağı. Her insan hem oyuncu hem de oyuncak.
Ama bu defa kalbimin peşinden gideceğim. Elif'e aynı hayattan hoşlanan iki yetişkinin arkadaşlığını, dostluğunu, ilişkisini veya evliliği değil sadece aşkı yaşamayı teklif edeceğim
Hatta çok marjinal olacak ama belki de Tanrı öldükten sonraki ahiret hayatımızı dizayn etme yetkisini bize bırakmıştır. Yani neye inanıyorsak öldükten sonra ona uygun bir muamele görebiliriz. Gerçek kötülerin bile çoğunluğu zaten cehenneme gideceğine inanmıyor mu?
.........
Tanrının namaz kılmadı diye, kadınlarla sevişti diye, sigara içti, içki içti diye ne bileyim kumar oynadı diye, başını açtı diye falan insanı cehenneme atıp sonsuza dek yanmasını seyredeceğine inanamıyorum. Bu küçücük çocuklara tecavüz edenler, hayvanlara tecavüz edenler, değişik oyunlarla milyonlarca insa- nın maaşını az verip onların hakkını yiyenler, besmele çekip rüşvet parasını sayanlar, rüşvet parasıyla hacca gidenler, insan- ları vahşice öldürenler varken... Bilemiyorum.
Talepler:
1. Bütün Ülkeler Eş Başkanlık Sistemine Geçecektir. İki akıl bir akıldan üstündür. Kadın erkek nüfusu neredeyse tüm ülkelerde eşit hatta bazılarında kadınlar fazladır. Başkanların biri kadın biri erkek olacaktır.
2. Tüm ülkelerde Sosyalist Feminist Bakanlığı kurulacaktır.
3. Ülke meclislerinde kadın üye oranı en az %40, 70 yaş üstü yaşlı üye oranı %5 ve engelli üye oranı da yine %5 olacaktır.
4. Bütün televizyon kanalları Prime Time Kuşağında feminist sosyal politikalara ilişkin kamu spotu yayınlayacaktır.
5. Avrupa Birliği Parlamentosunda görüşülen İnsan Yetiştirme Fabrikalarına ilişkin düzenleme iptal edilecektir. Bu düzenleme ile azalan nüfusa bir çare olarak, damızlık zeki ve sağlıklı erkeklerden (gerekirse ücret verilerek) alınacak spermler ile gönüllü veya fakir kadınlara (yine ücret karşılığı) taşıyıcı annelik yaptırılarak bebek dünyaya getirilmesi planlanmaktadır. Bebekler 2 yaşına kadar taşıyıcı anne ile kalacak sonrasında devlet çocuk esirgeme kurumlarında büyütülecektir.
6. Büyük oranda sermaye ve iş gücünü yöneten bütün holdinglerin Yönetim Kurulu Başkanlıkları da yine bir kadın bir erkek olmak üzere eş başkanlık ile yönetilecektir.
Bu taleplerin muhatabı öncelikle feminist sosyalist yapılanmanın güçlü olduğu Avrupa Birliği ülkeleri, Türkiye, Rusya, Amerika ve Brezilya olacaktır. Bu ülkelere 1 Ocak 2027 tarihine kadar süre verilmiştir. Aksi takdirde aşağıdaki yaptırımlar uy- gulanacaktır.
Peki daha dün babanız iş kazasında öldüyse? Daha 30 yaşına bile gelmemiş, 12 yaşından beri inşaatlarda gece gündüz demeden çalışan bir inşaat işçisi.
Öldüğünde hâlâ başını sokacak bir ev sahibi olamamış. Arabası olmamış. Bu yaşında deniz görmemiş, yüzmeyi bisiklet kullanmayı bile bilmiyor.
Arkasında dünyaya miras olarak sadece, bir eş üç çocuk ve abisine yedi çeyrek altın borç bırakmış. Evet bu gerçek bir kişiydi.
Kalıpçı Kadir Usta...
Babası ölen o çocuğun adı da Mehmet'in çok yakından tanıyıp sevdiği Niyazi idi henüz sekiz yaşında.
Kalıpçı Kadir Usta, Mehmet'in inşaat stajında tanıştığı Yozgatlı bir inşaat işçisiydi. Staj yerinde ona en çok yakınlık gösterendi. Pek çok meraklı sorusuna güzel cevaplar vermişti. Kısa sürede dostluk kurmuşlardı. Kadir Usta 8 yaşındaki oğlu Niyazi'yi birkaç kez inşaata getirmiş, Mehmet ile tanıştırmıştı.
Kadir Usta, Niyazi'nin okuyup inşaat mühendisi olmasını istiyordu. Ağustos ayında, sıcak bir pazar günü, Mehmet ile Niyazi klimalı prefabrik ofiste oturuyor, bilgisayara bakıyor lardı. Mehmet'in küçük penceresinin önünden aniden pat diye bir şey yere düştü. Düşen o şey, Kalıpçı Kadir Usta'ydı.
Oracıkta ölmüştü. İnşaatın 28'inci katında kalıpları sökerken dengesi bozulmuş ve aşağıya düşmüştü.