Öylesine uzaklaştın ki kendinden,
Çöller kadar ıssız oldun.
Gurbet kadar soğuk…
Sıcaklığını kaybettin; söndü feri gözlerinin.
Günler geçti, dar günler üstünden.
Sonra daha da daralttın hayatı.
Gözünde büyüttün günleri —
Onlarcası gelip geçtiler.
Yine bir mücadele, bir yokuş…
Aşsan, çiçekler açacak.
Gurbetin bitecek.
Gelende gidende razı olacak.
Günler razı… ben razı olacağım.
Nefsin hükmü kalkacak,
Zulüm bitecek.
Terazi dengelenecek.
Hele bi aş şu yokuşu…
Hele bi aş ertelemeyi — yokuşun.
Uykundan uyan.
Lezzeti arttıkça yarası genişleyen
Uykundan uyan.
Kuş uçmaz kervan geçmez bir yerdesin
Su olsan kimse içmez
Yol olsan kimse geçmez
Elin adamı ne anlar senden?
Çıkarsın dağ başına bir ağaç bulursun
Tellersin pullarsın gelin eylerin
Birde bulutları görürsün
Köpürüp gelen bulutları
Başka ne gelir elden?
Çın çın ötüyor yüreğimin kökünde şu dünyanın ıssızlığı
Tanrı kimsenin başına vermesin böyle bir Yalnızlığı