Bugün pek hakim olmadığım eskilerden kalma bir mahalleden geçtim, mahalle eski yapısından dolayı bana nostaljik günlerimi hatırlattı. Buradaki tüm yollar dağa tırmanıyormuşsunuz gibi genelde yokuşlu
Duygu ve Düşünce
Yokuş
Akşam oldu. Uydurduğumuz bahaneler kendimizi ikna edişimiz oldu. Duvarlar örüp hapsediyoruz kendimizi içerisine. Sonra feryat figan ağlıyoruz olanlara. Aslında bakarsak kendimize oyun kurup içinde en istemediğimiz rolü üstleniyoruz. Hepimiz değil tamamımız. Kelimelerin anlamını bile kendimiz bulur olduk. Herkeste bir sözlük, yazarı aynası. Ne yağmur gördüğüm var, ne de getiren bulutu. Kendimi kör ettim biraz. Olanları görmeyeyim derken bulutları da kaybettim. Sisli bir ormanda yön tabelası arıyorum sanki. Ayağıma her an dikenler sarılacak telaşı içinde başka biri oluyorum zamanla. Ah benim canım. Sen bensin ya ! Bakma sağa sola. Kırmızı ışığı yeşile döndürmeye çalışma. Trafik kuralları hayatımızın duru, yokuşu. Ben çok kalamam giderim. Sevmedim bu yolu yokuşu. Hatice Kübra Tay
1000Kitap
Sevdiğiniz biri öldükten sonra yaşama tekrar devam etmek bisiklet kullanmayı öğrenmeye benziyor. Ama yokuş aşağı giden bir bisiklet oluyor bu. Dengeyi sağlamanın tuhaf coşkusunu kastetmiyorum burada ya da sadece bundan bahsetmiyorum. Kafayı gözü yarmak üzere olmanın korkusundan da bahsediyorum. Ne demek istediğimi anlıyor musunuz?
Sayfa 12·Kitabı okuyor
“Geç Kaldım” Şimdi Satışta!
Kaybolduğun yolda kimse seni bulmaya gelmediğinde: Kaybolmanın adı kabullenmek olur. Peki, bu neyin kabulüdür? Sokağın sessizliği mi yoksa yokuş aşağı giden yolların mı? Işıkları kapalı olan evin mi yoksa içinde gülen çocukların sesi mi? Gecenin bir vakti gökyüzünde parlayan yıldızların mı yoksa onları gözlerden saklayan bulutların mı? Geç kalınan hayalin mi yoksa hayalin geç kalmasının mı? Öylece dil durur yerinde. Kelimeler küs kalır cümlelere… O zaman susup da konuşmaya cesareti olmayan dilin kabulü neydi? Yoksa karanlık gibi çöken sessizlik miydi? Kimdir bu sessizlik? Bir bakarsın gökyüzünde gezer, bir bakarsın sokağın ortasında. Yol da vermez geçip gidene. Ya geri gönderir ya da yolunu değiştirir. Yol değişir desem kaybolurum. Geri dönsem yok olurum…
Geç Kaldım
Geç Kaldım
İsa Baghirov
İsa Baghirov
Alıntı
“Ve neticede şu anı oluşturan yegâne şey olan geçmiş ya da gelecekten yoksunsan, neden şimdinin boş kabuğunu kırıp canına kıymıyorsun ki? Ancak kafatasımın içinde duran, ‘Düşünüyorum, öyleyse varım!’ sözünü papağan gibi yineleyen, mantık yürütebilen, o soğuk, gri organ parçası her zaman bir sapak, bir yokuş, yeni bir çıkış olacağını fısıldıyor. İşte bu yüzden bekliyorum.”
Sayfa 27·Kitabı okuyor