Etrafı gözden geçirdim, her şey düzenli. Geçmişin kargaşasının karşısına bu ufacık yaşam alanındaki düzenliliği koyduk galiba. Geçmişte her şey biraz eksikti, geceleri uzaktan duyulan ve dikkate alınmayan köpek havlamaları olurdu, endişe verici silah sesleri, sıkıyönetimler, işsiz kalmalar, gözaltında kaybedilmeler… Kimseye belli etmeden evlerden taşınılırdı, bakarsın eve Filistin’e gönderilmek üzere izi hakim sınıfların polisine kaybettirilmiş bir arkadaş gelir, birkaç gün kalır, sadece kod adını bildiğimiz bu arkadaşla akşamları işten dönülünce koyu çaylar, Bafralar, Birinciler eşliğinde derin sohbetler edilirdi. Kentin şamatasına sığınılır, yeni kimlikler ve yeni işlerle, her şeye yeniden başlanırdı. Şimdi mutfakta ekmek sepetinin yer değiştirmesine tepki göstermemizin, yumurtanın biraz katı olmasına söylenmemizin nedenini, geçmişte yaşadığımız bu kargaşayla açıklıyoruz.
Hep ara yerlerde durmuşuz. İşimiz gücümüz, seyir, temaşa, televizyonun altından akan yazılar. Hiçbir iyi eylemin önünde, şöyle Gümüşsuyu’ndan aşağıya, Kabataş’a doğru flamalarla, bayraklarla yürümemişiz, hatta yürüyenlerin arkasından bile yürümemişiz, yürüyenleri ve yürüyenlere satırlarla saldıranları bir sokağın başından seyretmiş, dağılmışız, kendimizi ömrümüzün bir anında bir yerden başlatmamışız.