Cemile Göze

"O bir şeyin olmasını istediğinde, ona 'Ol!' der ve o da olur." (Yasin, 36:82)
Reklam
Aklın ışığı, hakikatin bu ışığından gelir. Perde kalktığında ortaya çıkan mana, aklı aydınlatır. Zira hakikatin kendini ifade etmek için zuhur etmesi ve ortaya çıkması yeterlidir.
Her şeyi ihata eden mutlak gerçeklik yalnızca Tanrı'nın kendisidir. O, her şeyi kapsayan el-Muhit'tir. Dolayısıyla Kur' an şöyle demektedir: "Gözler O'nu idrak edemez ama O, [tüm] gözleri idrak eder. Latif [kullarına yumuşaklık, ihsan ve lütufla muamele eden] ve Habir [her şeyden hakkıyla haberdar] olan O'dur." (En'am, 6:103). Hakikatte mutlak ve sonsuz olan sadece Cenab-ı Hak'tır. O'nun dışındaki her şey ise sonlu ve geçicidir.
Kur'an şöyle der: ''Andolsun ki biz bu Kur'an'da insanlar için öğüt alsınlar diye her türlü misalden söz ettik." (Zümer, 39:27)
Reklam