Cemile Göze

Eşekli Kütüphaneci - Fakir Baykurt
2/10
·147 syf.··
2024 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2024 22:06
Fakir Baykurt'un okuduğum ilk eseri. Ölmeden önce son yazdığı bu eserin sosyal medyada özellikle çok fazla övüldüğünü görünce okuma listemde yukarılara taşıdım. Fakat kitabı sevdiğimi söyleyemem. Kitap Yunan Dimitrios'un gelmesiyle başlıyor. Ona hazırlanan yemeklerden, dinletilen yerel türkücüden defalarca bahsediliyor. Bazı kısımları gerçekten çok uzatılmış okurken çok sıkıldığımı söyleyebilirim. Kitap kişinin ağzından anlatılırken diğer paragrafta birden yazar anlatımına geçiyor. Açıkçası bana olay örgüsü çok kopuk geldi. Türk-Yunan dostluğundan bahsediliyor. Şu an yurtdışında ödül alırken ülkemizi kötüleyen sözde sanatçılar gibi bu kitap da Yunan Dimitrios'a halkı kötülüyor. Cahil olduklarından bahsediyor. Din üzerinden laf giydirerek küçük görmeye çalışıyor. Nedense bazı kitaplarda dini kötü gösterme çabaları beni çok rahatsız ediyor. Bir, bir daha ikidir. Dinimize (İslam) göre şarap içmek, üretmek, satmak haram. Ama kitap karakteri olan imama bunun tam tersini söyletiyor. Kazancını, geçimini sağladığı için Allah'ın bunu mübah saydığını üstelik şarabın sadece sarhoş edecek derecede içilmesini yasaklandığını hatta her akşam bir bardak şarabın çok faydalı olduğunu söyletiyor. İmam söylüyor bunu. İnanıp inanmamak insanın kendiyle muhasebesidir. Ama bunu bu şekilde yazmak, vicdansızlıktır. Bu kitabı öğretmenler önerecek, öğrenciler okuyacak. Belki çoğu kişinin hiç fark etmediği küçük bir cümle çocuklarımızın hayatını değiştirecek. Yine söylüyorum. Allah'a inanıp inanmamak insanın tamamen kendisine ait. Herkes kendinden ve çocuğundan sorumlu. Ben çocuğumun bu cümleleri barındıran bir kitabı okumasını istemem. Ancak okuyan, okumak ve okutmak isteyenlere keyifli okumalar diliyorum.
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Cennetin Doğusu - John Steinbeck
10/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2024 55. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2024 00:00
Bu zamana kadar hep ertelediğim, yıllık kitap hedefimi tutturmuşken varsın uzun sürsün merak ediyorum diyerek başladığım eserin bitmesin diye gözüne baktım. Bazı paragraflarını, cümlelerini hatta kelimelerini defalarca okudum. Kitabın arka kapağında; "Habil ile Kabil, çiftçi ve çoban, çılgınlık ve bilgelik, erdemlilik ve ahlaksızlık, kardeşlik ve haset, insan ve insan, "Bugüne kadar yazdıklarım, bu kitap için bir hazırlık niteliğindeydi" diyen Steinbeck'in görkemli anlatısında çarpışıyor." Açıkamasını okuduğumda acaba abartılıyor mu hissine kapılmıştım. Habil ve Kabil'le başlayan iyi-kötü çekişmesini bu kitapta oldukça görüyoruz. Karakterlerin her biri iç çatışması ve davranışlarıyla birlikte öyle güzel aktarılmış ki insan kendini de sorgulamadan edemiyor. Babasının kardeşi ve kendi arasındaki adaletsizliğiyle büyüyen Adam yıllar sonra oğulları Aaron(Aron) ve Caleb(Cal) arasında adaletsizlik yapacaktır. Bu adaletsizliğin hırsı Cal'in sırtında bir yüktür. Yıllarca kardeşine karşı içindeki kötülükle savaşmıştır. Annesi Cathy (Kate) saf kötüdür. Çocukluğundan itibaren bilerek isteyerek kötülük yapan bu kadın kötülüğü kanıyla oğluna taşımış olabilir miydi? Cal'in bi yerde çaresizce; "Onun kanını taşıyorum Abra. Anlamıyor musun?" demesiyle aydınlandığımı düşünüyorum. Kötülük kanla, genle gelen bir şey değildir. Kitabın bir yerinde bunu zaten açıkça görüyoruz. "Bence bir adam çocuklarında iyilik ya da kötülük görüyorsa, onlar rahimden çıktıktan sonra kendisi onlara ne aşılamışsa onu görüyordur." Çocuklara isim koyulurken tartışılan bir konu yıllar geçse de hatırımda kalacak. İyi olmak, kötü olmak bizim elimizde olabilir mi? "Günaha hükmet! Günaha hükmedeceksin! Günaha hükmedebilirsin! Bir tercih hakkı sunuluyor. Yeryüzünün en önemli kelimesi belki. Yolun açık
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,5bin okunma
Kardeşini Doğurmak - Büşra Sanay
7/10
·372 syf.··
2024 46. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2024 14:13
Kitabı neredeyse iki haftada okuyabildim. Çok üzüldüğüm anlarda devam edemedim. Uzunca bir süredir okuma listemde olmasına rağmen ancak okuma cesareti gösterebildim. İki kız annesi olarak canı yanmış her çocuğu kucaklamak istedim. Yazılanların bir roman cümlesi olmasını, hiçbir çocuk zarar görmesin, hiç kimsenin kendi canına böyle zarar vermemiş olmasını isterdim. Herkesin özellikle her kadının okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Özellikle genç kızlarımız okumalı ki evlenecekleri adamı iyi tartmalılar. Her şeyden önce evlatlarına baba seçmeliler. Evlatlarını iyilik üzerine büyütmeliler. Kitabın farkındalık yaratmak için çok başarılı olduğunu ekleyerek kitabın konusundan ziyade eleştirisine gelecek olursam rahatsız olduğum birkaç noktadan bahsetmek istiyorum. - Kitap daha çok röportaj olarak yazılmış. Farklı kişilere de sorulsa tekrarlayan sorular olduğu için verilen cevaplar da benzer. Kitap bu yüzden bazı sayfalarda daha önce okudum hissi uyandırıyor. - Kitabı yazan, röportajları yapanın biraz önyargılı olduğunu düşünüyorum. Genellikle cinsel istismarı ve ensesti sorarken din konusunda baskın birkaç sorusu var. Ensest ve cinsel istismarı yapan kişilerin nedense dini bütün insanlar olduğunu düşünerek bu soruları hazırlamış sanırım. Önyargısı sadece din konusunda da değil. Ülkemizdeki ensest ve çocuğa karşı cinsel istismarın en çok doğuda olduğunu ve maddi imkanları düşük olan ailelerde olduğunu düşünüyor olacak ki ısrarla birkaç soru da bu şekilde gördüm. Ancak cevaplar net. Ülkenin belli bir kesiminde değil maalesef her bölgesinde görülen bir acı. Bunu çocuklara yaşatan her meslekten, her eğitim sınıfından ve her kesimden insanlar var. Ve bu hastalık değil SAPKINLIK! Dilerim çocuklarımız için çok daha güzel bir dünya olsun.
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma
Elif Şafak
1/10
·418 syf.··
2024 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2024 15:01
Öncelikle yorumuma Ziya Gökalp'in sözüyle başlayayım. "Katliam değil, karşılıklı mukatele (savaş, vuruşma) oldu." Ermenilere yapılanları hüzünle anıyoruz şeklinde bir güzelleme vardı kitapta. Osmanlı Ermeni soykırımı yapmadı. Ordumuzu arkadan vuran, ülkemize ihanet eden kiliselerini silah depolarına dönüştüren, birliğimizi bozup Ermenistan Devleti kurmak isteyen bir azınlık karşısında Osmanlı tehcir-sürgün kararı aldı. Tarihi bırakıp kitaba gelince bitirmek ve bırakmak arasında kaldım ama sırf kitap yarım bırakmayı sevmediğim için okudum. Bazı şeyleri daha kitabın başındayken anlamıştım. Okumak isteyenler için 'spoiler' vermek istemiyorum. Ancak kurgu çok basit ve havada kalmış gibi. Tüm kitap birkaç karakter etrafında dönüyor. Bazı kısımları çok yavan kalmıştı. Başta da belirttiğim gibi ermeni güzellemesi çokça vardı. Maalesef Türk asıllı bir yazar olmasına karşın kitapta Türkleri cinci, falcı, dine inanıyormuş gibi gösterip aslında alakası olmayan, içkici göstermiş. Baba figürü Türk ailede oldukça sert ve iğrenç bir karakterken Ermeni ailede muhteşem bir babaydı. Ermeni halalar çok sevgi dolu, Türk teyzeler deliden hallice ki bir tanesi deli gibi gösterilmişti. Neden bilmiyorum Türk düşmanlığı var gibi hissettim. Yine de okumak isteyenlere keyifli okumalar diliyorum. Benim keşke okumasaydım dediğim kitaplar listesinde yerini aldı.
Baba ve PiçElif Şafak · Doğan Kitap · 202417,8bin okunma
Hizmetçi
10/10
·352 syf.··
2024 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2024 19:31
Yormayan, akıp giden bir kitap olsun diyerek seçtiğim kitabın böylesine güzel olmasını beklemiyordum. Kitap çok hızlı, kolay okunuyor. Anlatımı sıkmıyor, merak uyandırıyor. İlk kısımda aslında her şey apaçık belliyken ikinci kısmı elim ağzımda okudum. Son bölümlerlerinde daha da şaşkındım. Her karakterini beğendim. Gayet güzel kurgulanmış, keyifle okunabilecek bir kitap. Hızlıca bitirip serinin diğer kitabını okumaya başlıyorum.
HizmetçiFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 202311,6bin okunma