Her sabah varlığınla doldurduğun o yere gelirken, sana doğru bir umudu büyütürsen, senin her hareketini hayra yorarken bakışlarından bize dair anlamlar devşirirken, gözlerinden demet demet parıltılar toplarken... Birden karşıma çıkarsın, karşım artık benim değildir ve sen bana baktıkça beni ufaltır nokta kadar bırakırsın. Bu yüzden mi görmezsin beni? Cümlelerinin sonuna yuvarlanıp durakladığımda da mı hissetmezsin o noktanın içindeki devasa yüreği? Görmezsin, hissetmezsin ben yine öyle olduğunu sanırım. Kil rengi atıma atlar, senden doludizgin kaçarım. Sevmek bu mudur Süveyda?
İnsanın değeri düşünce, değeri düşürülünce kanı çekiliyordu üzüntüden, yok sayılmanın ince sızısıyla yaşarken yedikleri bünyesine yaramıyordu.
Esra Kılıç Türedi