Ne yazık! Ölüm ruhumuzu ne hale getirecek? Onu nasıl şekillendirecek? Ondan ne alıp ne verecek? Onu nereye yerleştirecek? Bazen dünyaya bakıp ağlaması için etten gözler bahşedecek mi?
Herkes tarafından bu şekilde yüz üstü bırakılmışken içimde hissettiğim şiddetli ve bilinmeyen sarsıntıları neden kendi kendime anlatmayı denemeyeceğim ki ?
Konuşmaya ve cevap vermeye layık bir insanla karşılaşmamak , yaptığımı ve bana yapılacak olanları düşünerek hiç durmadan titremek: işte celladın elimden alabileceği tek servetim bunlar.