18 yaşında bir bireyim. Küçüklüğüm, ergenliğim, olgunluğum her bir dönem yaşandı ve her biri ayrı ayrı fikirler, hırs, öfke, mutlululuk ve gerçeklik öğretti.
Fakat en iyi ders şuydu; Çevrem ailem arkadaşlarım... "Nice seneler geçirmiş insanlar, ne badireler atlatmış insanlar, ve ne kadar çok bilgili dediğim yine her türden insan vardı. "
Fakat başta küçük bir çocuğa olmak üzere bir genç bir yetişkine neler söylenmesi gerektiği ve nasıl davranılması gerektiğini hep unutanlar onlardı..
Ve ailesel olay hep şunu söylüyordu "Sen saygı da kusur etme, sen küçüksün, sen şu sen bu gibi daha bisürüsü... "
Genç veya çocuk bizlerin bir duygusu var ve bizler de gerçeği gözümüzle görebiliyoruz, "O yetişkin o senin büyüğün dediğiniz kişiler de bizlerin her şeyi bildiğimizi, unutmadığımızı bilmeli vee bir gence ve çocuğa nasıl davranılmasını öğrenmeli..