Tatminsizlik hayata hakimdir. Tatmin olduğumuz anlar ve belirli süreler vardır fakat hepsinin arka planında sonucunda doyuma ulaşılamayan mücadeleler yatar. Polyannacılık çoğu insanın bu arka planı belirsizleştirmesine sebep olabilir fakat arka plan gene de oradadır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kişinin arzularının hepsi sahip olmadığı şeylere dair değildir. Bazen elimizdekileri kaybetmemeyi arzularız. Acı gerçek, giderilmiş arzular konusunda sürekliliğin sağlanamamasıdır.
Eğer ahlaki açıdan anlamlı şekilde var olmanın genişletilmiş bir süreç olduğunu kabul edersek, varoluş menfaatleri derinleştikçe, hayat kurtarmak için yapılan daha kapsamlı fedakarlıkları da varlığın menfaatini koruduğu gerekçesiyle kabul etme ihtimalimiz artar. Hayatı başlatmak ve başladıktan hemen sonra kurtarmak arasındaki tezat da ortadan kalkar. Dolayısıyla, hayat başladıktan sonra hayatı
kurtarmakla, hayatı başlatmak arasında çıkarımlar yapmak birbirilerinden daha uzak göründüklerinden çok daha mantıksız
hale gelecektir.
Dünyanın çocuk yapmak için fazla korkunç bir
yer olduğunu düşünenler var. Böyle insanlar dünyada fazlaca kötülük olduğundan üremenin kabul edilemez olduğunu düşünüyorlar. Bu düşünce doğru. Bunu öne sürenlerle bir noktada ayrılıyorum. Çoğunun aksine, dünyada çok daha az acı olsaydı da üremenin kabul edilemeyeceğini düşünüyorum. Benim görüşümde var olmanın net bir faydası yok ve bu yüzden de var olmak hiçbir zaman verdiği zararı karşılamıyor.