Sevde Arık Seven

7/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 01:52
İlk kitabı ocak ayında çok severek bitirdim. Devamı hemen çıksa diye düşünmüştüm. İkinci kitabı ise kitapçı gezerken gördüm. Yayınevini de takip ederim ama kitabın çıktığına dair bir tanıtım yapmamışlardı. D&R'da puanım vardı, onları kullanarak şömizli baskısını hemen aldım. Bitmesin diye yavaş yavaş okudum. Yüzen bir dünyada, göksel bir peri bir iblise âşık oluyor ve birlikte yaşadıkları dünyayı diğer iblislerden kurtarmaya çalışıyorlar. Tek beğenmediğim kısım Jaiel ile Wood arasındaki diyaloglardı. Ayrıca bana göre ilk kitap, ikinci kitaptan daha güzeldi.
İblis ve IşıkAxie Oh · Artemis Yayınları · 20268 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
Okuması zordu ama bitirince ben ne okudum be böyle dedim. Kanal 7'de yayınlanan gündüz hint filmleri ahhaaahhhaaaa dumdabada dumba dum gibi sevimli jenerik kafamda döndü diyemeyeceğim. Sonu berbattı. Ama kast sistemi bir ailenin yıkılışını çok sağlam anlatmış. Ikiz kardeşlerin geçmis ve günümüz arası anlatısı ile başlıyor kitap. Hiç sevmiyorum zaman atlamalı kitapları ama gelip beni bela gibi buluyorlar. Hindistanın bağımsızlık sonrasında yeni düzene geçişin orda yaşayan (gene kast sistemi ne anladın Yurdagül ha ingilizler gitti) bir aileyi param pörçük edişini okudum. Adaletsizliğin bu kadar derin anlatılışını beğendim ama. Turşu fabrikasını okurken resmen burnuma turşu kokulari da gelmedi değil çok ilginç bu kitabi sanırım hep hatırlayacağım.
Küçük Şeylerin TanrısıArundhati Roy · Can Yayınları · 20201,766 okunma
7/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
84 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 20:08
Hamnet'ten önce okumaya başlamıştım. Bir ara bunaldım durağınlığından bıraktım. Bugün son 50 sayfasını okudum bırakacakken bitiriverdim. Hamnet kadar sevemedim. Yazarın 2 kitabı daha var elimde sanırım sonra okuyacağım onları. Bacım tıpkı Hamnet gibi gerçek bir hikayeden yola çıkmış O’Farrell, Lucrezia de Medici’nin 16 yaşında Ferrara Dükü Alfonso ile evlenmesi ve evliliğinin henüz 1. yılı yeni dolmuşken şüpheli biçimde ölmesinin öyküsü. Yazar, okuduğum bir röportajında kitabın hem Robert Drowning’in bu hikayeyi anlattığı ünlü “Son Düşesim” şiirinden, hem de Lucrezia’nın kalan tek portresinden ilham alarak kitabı yazmaya başladığını söylüyordu. Bu tek portre, ailesinin diğer üyelerinin portreleri gibi Floransa’daki Uffizi Galerisi’nin ihtişamlı salonlarında değil, Palazzo Pitti’de kimsenin pek ayak basmadığı bir salonda sergilenmekteymiş. Öyle ki, Maggie O’Farrell Pitti’ye portreyi görmeye gittiğinde sorduğu görevlilerin hiçbiri tablodan haberdar bile değilmiş, “burada öyle bir tablo yok” diyenler dahi olmuş. Sonuçta istemediği bir evliliğe zorlanan ve çok yüksek ihtimalle kocası tarafından öldürülen bu genç kadını tarih çoktan unutmuş gibi gözüküyor – O’Farrell da bunun için anlatmaya soyunmuş. Kaplanlar karşılaştığı yere kadar akıcı okudum sonrası ümüğümü sıktı.Toksik kocası bunu öldürecek biliyor ama ne zaman okudum bitti işte. Bazen oluyor kitap beni alıp götürürken birden yüksekten aşağı hadi yallah diye atıveriyor.
Alıntı
Evlilik PortresiMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20231,514 okunma
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 12:19
Tolstoy’un 1896-1904 yılları arasında yazdığı bilinen ve ölümünden sonra 1912 yılında yayınlanan çeçen halk kahramanı hacı murat’ın gerçek hayat hikayesinden yola çıkıp kurgulaştırarak anlattığı kısa roman. birbirinden güzel roman, novella, oyun ve hikayeleri içinde barındıran tolstoy külliyatının son eseridir. 1854 yılında osmanlı – rus merkezli gerçekleşen kırım savaşı’na subay olarak katılan tolstoy bu dönemdeki askeri nitelikli gözlemlerini kitaba aktarmıştır. Hikaye, anlatıcının kafkas topraklarında atını sürerken bir devedikeni görmesi ve bu güzelliğe sahip olmaya çalışmasıyla başlıyor. dikenlerinin ellerine batması pahasına onu koparmak istiyor. Uğraşıyor, didiniyor ve en sonunda kan ter içinde kalan avuçlarında güzelliğinden neredeyse hiçbir eser kalmayan bir devedikeni çiçeği buluyor. olayın farkına vardığında devedikeni çiçeğinin kolay pes etmeyişi, anlatıcıya kafkas coğrafyasındaki büyük halk kahramanı hacı murat’ı hatırlatıyor ve hikaye başlıyor. Tolstoy hacı murat tarihini romanına aktarırken Rus kaynaklarından yararlanmıştır. Dolayısıyla bu kaynaklar hacı murat ile imam şamil’in gerçek bir anlaşmazlığa tutulduğunu yazar. Halbuki evrensel kaynaklar incelendiğinde bu durum rus askeri bürokrasisi içine sızmak için hacı murat ve imam şamil’in geliştirdiği bir stratejidir. tolstoy’un o yılların rusya’sında hikayeyi bu haliyle yazması zaten beklenemezdi. dikkatli okuyucular satır aralarında bu gerçeği de göreceklerdir. kitabın ve hacı murat'ın hayat hikayesinin mesajı: "dizlerinin üzerinde yaşamaktansa ayakta ölmek yeğdir" Kaynak ekşisözlük. Acaba imam şamil ajan miydi diye düşünürken bu incelemeye hayran kaldım. Tabiki gavurlar birbirlerine düşman idi diye yazacak. Tolstoy harika bir kitap yazmış Durgun don serisinden sonra bu kitabı okumam Kafkaslara gitme
1K
Hacı MuratLev Tolstoy · Sis Yayıncılık · 201418,5bin okunma
5/10
·256 syf.··
2026 31. kitabı
Goodreads 2025 en iyi korku roman adayı kitabıymış. Okurken Hanibalı yanı başımda hissettim. Tüyler ürpertici 2 3 kez bırakmak istedim ama mazlum umudum ahhh. Sonunda kurtulacak mi küçük, annesinden diye diye... Neyse spoiler vermeyim zaman kaybıydı benim için. Bugün kitabı iade etmeye gideceğim. Biraz kapağına biraz da arkasındaki yazılara aldanmış olabilirim. Ah bir de baldıran otuyla çay yapmalarına aldandım. Garibim Sokratesi bu çayla infaz etmişlerdi. Tüm felsefecilerin içinde sızıdır bu.
1K
KuzuLucy Rose · İthaki Yayınları · 202636 okunma