Ceren Bakır

Ceren Bakır
@Cerenn4
Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin, Yitirmiş öpücükleri, Payı yok, apansız inen akşamlardan, Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene, Seni anlatabilsem seni... Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır Üşüyorum kapama gözlerini...
11 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
"Aşkım, canımın en güzel parçası, Sen benim en umutsuz anımda denk geldiğim şansımsın. Bilmiyorsun belki, farkında değilsin ya da. Olsun. Kirpiklerinin ucuna kadar seviyorum seni. Ömrüm, ömrün olsun istiyorum. Biliyor musun? Olsun. Dünüm, bugünüm, yarınımsın. Seni yarından az, dünden fazla seviyorum. Okuyor musun? Görebildin mi beni? Olsun."
Reklam
Hep böyle mi olur? Gece olduğunda yıldızların güzelliği hep kendisine çekmiştir beni. Bugün bir farklılar sanki, varlar ama gidip geliyorlar hep. Çok fazla parladıkları için arada bir kayboluyorlardı işte. Bazı güzellikler de buna benzer. Örneğin bir insan sizin hayatınızdadır, hatta artık hayatınızın merkezine oturtmuşsunuzdur onu. Yemek yersiniz haberi olur, tuvalete gidersiniz haberi olur, aynı şekilde sizin de ondan manyak gibi haberiniz olur. Bir bütün olursunuz, daha doğrusu olduğunuzu sanırsınız. Ama işler öyle gitmez. Birine ne kadar yakınlaşırsanız aranızdaki duygusal bağlar da o kadar çabuk kopar. Tıpkı aşırı parlayan yıldızların yavaş yavaş yok olması gibi, hep öyle olur, diye demedim boşuna. Aranızdaki duygusal bağlar kopar derken kastettiğim yakınlaşmanın ne olduğunu anlamış olmalısınız. Yani somut olan bir yakınlaşmadan bahsediyorum. Birine gün içinde yaptıklarınızı dümdüz anlatıyorsanız orada bir bağ olmasını bekleyemezsiniz. Ama en basitinden yediğiniz bir yemeği anlatırken o anki duygu durumunuzu da işin içine katıyor, birine duygularınızdan bahsediyorsanız işte o zaman yıldızlar en parlak haline gelir ve hiç sönmez. Ha tabii bunun karşılığını alıyorsanız sizinki gerçek bir kalp birliğidir, aşktır. Size fazla gelen duygu yoğunluğunu karşı taraf üstlenmekten gocunmuyorsa seviliyorsunuz demektir. Bu arada, lütfen karşı taraftan beklediğiniz hâl ve hareketleri kendiniz de sergileyin ki bencil olmamış olun. Hatta bazen fedakarlık yapın, bırakın bazeni de çoğu zaman yapın. Bir kez de aşk kazansın, ne gelir elden?
"Sevmek mi, sevilmek mi Ceren?" Hakikaten neyi tercih ederdim? Bir kere sevmeyi tatmamışsam sevilmeyi isteyemem, bu sadece bencillik olur. Ben, bu zamana kadar çok güzel sevdim. Belki üzdüm, belki üzüldüm. Ama gerçekten tüm ruhumu ortaya koyarak sevdim. Kimisi ruhumla oyun hamuru gibi oynadı. Kimisi dokunmaya kıyamayarak sarıp sarmaladı. Kimi zaman kaybettim, kimi zaman kazandığımı sanırken kaybettim ve sanırım şu günlerde ilk kez kazanıyorum. Kim bilir belki yine sanıyorumdur. Umarım yanılgı değildir. Seviyorsam ve sevildiğimi biliyorsam, gerçi bilmek yetmez. Sevildiğime inanıyorsam ne olmuş olursa olsun inancım kırılmıyor. İnanç çok farklı bir kavram. Başıma iyi bir şey geldiğinde Allah'a şükrediyorum. Kötü bir şey geldiğinde Allah'tan yeni bir kapı açmasını istiyorum. Ne olmuş olursa olsun Allah'a olan inancım kırılmıyor. Hep yanımda, biliyorum. İnanç böyle bir şey, bağlanırsan ve hakikaten ruhunla hissedersen ne olmuş olursa olsun bırakamazsın, vazgeçemezsin. Öyle de güzel sevmeli insan. Sevmeli ki sevilsin, ruhu okşansın.
Biliyor musun? Daha önce hiç öyle güzel bakmamıştın. Belki bakmışsındır ama dikkat etmemişimdir. Dikkat etmediğim her saniye için, gözlerine bakamadığım tüm zamanlar için çok üzülüyorum. Nasıl olabilirdi? Nasıl böyle güzel bakabilirdin? Mutluluktan ağlayabilirdim de. Gerçekten çok zor tuttum kendimi. Bilirdim ki ağlasaydım bundan hiç hoşlanmazdın. Yanımdan kalkar giderdin, öyle dersin. Bundan korktuğum için hiç gözyaşı dökmem yanındayken. Gitmen mi? Böyle bir cehennemi nasıl isteyebilir ve buna sebep olabilirdim ki? Ben sana sarılırken her şeyin biteceğine olan inancımı, hissettiğim güveni, anlık da olsa o huzuru oturup sana anlatamam. Anlatmaya kalkarsam bitiremem. Beni affet, bunu yapamam. Bana sarılmaktan, ellerimi tutmaktan vazgeçme, olur mu? Buna tutunarak aylarca hatta belki yıllarca yaşayabilir, düşünüp mutlu olabilirim. Ne demiştim? Evet, evet. Seni çok seviyorum.
"Başımı omzundan kaldırdım, kendimi toparladım ve dedim ki 'Hayatım boyunca geçirdiğim en huzurlu birkaç saniyeydi.' Bana baktı, gülümsedi. O an düşündüm ki güldüğü her saniye benim için aynı huzuru ifade edecekti."