Bir kültürün kendini imha etmesi de o kültüre organik bütünlüğünü veren anlam-değer dünyasının yani maneviyâtın ortadan kalkmasıyla başlar; vicdansızlaşan kültürün bireyleri de birbirlerini yemeye, soymaya, öldürmeye yok etmeye kalkışırlar. Bu durumu en iyi 19. Yüzyıl ile 20. Yüzyılın şarkiyatçıları tespit etmiştir. Massignon, İslam dünyası için "Onların her şeyini mahvettik; felsefelerini, dinlerini...Artık hiçbir şeye inanmıyorlar. İçlerinde sonsuz bir boşluk açıldı. Anarşinin ya da intiharın eşiğindeler" derken bu durumu kasteder.