Beklenmedik bir anda terkedilmişsindir bütün sevdiklerince
Suçlamak istemesen de hiç kimseyi üzünçle yanmakta yüzün
Adını bile koyamadığın bir boğunç dolmakta şimdi yüreğine
Ve usulca ağmaktadır gözlerinin peteğine ağulu bir hüzün
Her sayfası kederle kararan
bir hüzün defterine döner günler
ve her sabah "merhaba hüzün"
"merhaba yalnızlık"
diyerek başlarsın hayata
Ama hayat bağışlamayacaktır seni Unutma
Nasıl ki bir kâğıda "şeker" yazdığımızda o kâğıt tatlanmıyorsa, sözcüklerle seküler dünyalar yaratma (words that create words) iddiasındaki anayasalarda demokrasiye ve ifade özgürlüğüne ilişkin hoş sözlerin yazılı olması da o anayasaların geçerli olduğu ülkelerdeki yaşamı tatlı kılmaz. Fakat yazılanlar bizim hikâyemizdir ve o diyarda neyin arzulandığına, hangi parametrelerle düşündüğümüze veya düşünmemiz gerektiğine ilişkin imleçlerdir.
Türkiye’de Düşüncenin Tutsaklığı 1