Dolayısıyla güzel bir insan, eğer aynı zamanda zevk sahibi ise ve bunu uygulamasına da müsaade varsa tıpkı antik zamanlardaki insanların yaptığı gibi neredeyse tamamen çıplak gezinecektir. İşte aynen bunun gibi fikriydi zengin herhangi bir güzel ruh da aynı şekilde kendini daima en doğal, basit ve dolambaçsız şekilde ifade eder; eğer mümkünse düşüncelerini başkalarına iletmeye ve böylece bunun gibi bir dünyada hissedeceği yalnızlığı hafifletmeye çalışır. Buna karşın ruhsal fukaralık, kafa karışıklığı ve acayiplik kendini en dolambaçlı ifadeler ve en karanlık tabirlerle örtecektir. Bu yolla da küçük, önemsiz, kuru veya sıradan düşünceler zor ve şaşaalı tabirlerin içinde saklanmış olacaktır. Bu da tıpkı güzelliğin hakimiyetinden yoksun birinin, bu eksikliği giyim ile telafi etmek istemesi ve önemsizlik veya çirkinliğini barbarca süslemelerin, putların, tüylerin, fırfırların, kabarmaların ve pelerinlerinaltına gizlemeye çalışması gibidir.