Murat Durmaz kaleminden #Sürgün adlı eser kapak tasarımını sevdiğim bir kitap oldu. Hikaye İran’da başlıyor. Sara adında bir kadının yaşadığı, doğduğu ülkeden başka bir yere göç etmesini anlatıyor. Sara bu olayı sürgün olarak tanımlıyor. Çünkü ülkesini, ailesini, arkadaşlarını terk etmek zorunda kalıyor. Yolculuğunda ona can yoldası olan birçok insan tanıyor. Çoğu kez ölümle burun buruna geliyor. Çetin bir yolculuk onları bekliyor. Sara ile ilgili gerçekleri öğrenince şaşırmadım desem yalan olur.
Yazar, anlatımını zenginleştirmek için şiirlere, alıntılara başvurmuş. Okuması zevkli bir eser ortaya koymuş. İlk sayfalardan daha Sara’ya üzülüyorsunuz. Hüzünlü hikayesi kendini gösteriyor.
Okurken savaştan, ölümden kaçan mültecileri düşünmedim değil. Onlarda böyle zor zamanlar yaşıyorlar. Çocuklar ne durumlarla karşılaşıyorlar. Duygusal olarak okurken zorlandığım bir kitap.
İnsana, canlıya zulmeden zalim; doğayı, dünyayı onurlandırmayacaktı elbet. Ona da sıra gelecekti. İşte o zaman, sadece kendileri için döndürdükleri bu çarkın bedelini ödeyeceklerdi.