Özlem Oğuz kaleminden #Narinnar bir solukta okunacak bir hikayeye sahip. Narin, eşini ve çocuğunu kaybetmiştir. Hayata dair hiçbir umudu kalmadığı bir anda, tanımadığı bir adamdan ilginç bir teklif alır. Kabul eder ve kendini hiç ummadığı olayların, kişilerin arasında bulur. Hikaye oldukça ilgi çekiciydi. Dizi olacak bir kitap yazmış yazarımız. Bol entrikalı olaylı.
Yazarın anlatım tarzını da sevdim. Gerçek ve hayal bir arada işleniyor. Abartı bir sembolizm yok. Anlaşılır bir kapalılık mevcut. Gelişme ve sonuç kısımları oldukça sürükleyici. Narin neler yapacak diye çok merak ettim. Biraz daha uzun olsa kitap daha iyi olurdu. İlginç karakterleri de toplamış yazar hikayeye. Kitabın isminin hikayesini de öğreniyoruz okurken. Sevdiğim, beğendiğim bir kitap oldu.
Anadolu insanının yaşamını anlatan #DramTreni Ali Tabakoğlu ‘nun eseri. Hikaye, muhtarın öldürülmesiyle başlıyor. Ve devamında bir dizi olay meydana geliyor. Eserde yerel ağıza, söyleyişlere de yer verilmiş. Yazarın, gözlem yeteceği kendini belli ediyor okurken.
Anadolu insanının mizahi yönü temiz niyeti de hikayede dikkat cekiyor. Özellikle Iraz Ana ve eşeği en sevdiğim oldu. Eşeğe insanı özellikler yüklenmiş. Iraz Ana’nın arkadası, yoldaşı olmuş. Memo, İzzo ve daha bir sürü karakter mevcut kitapta.
Ahmet Haşim’in çok farklı konular hakkındaki düşüncelerinden derlenmiş hikayelerden oluşuyor kitap. Belli bir fikri kanıtlamak için değil de okuyucuyla paylaşmak için yazılmış hikayeler. En sevdiğim kitapla aynı adı taşıyan “Gurabahane-i Laklakan”oldu. Bu aynı zamanda “Düşkün Leylekler Evi” demekmiş. Osmanlı döneminde kurulan ilk hayvan hastanesi sayılıyormuş.
Ahmet Haşim’in sembolik dili bu kitapta da belli ediyor kendini. Bu yüzden diğer Türk Klasikleri gibi kolay okunmuyor. Ağır bir dili var. Kitap sanat, edebiyat alanında çeşitli bilgilerle dolu. İlginizi çeken detayları araştırmak yavaş ilerlemeye sebep oluyor. Kısa bir kitap olmasına rağmen içerik olarak fark yaratıyor.