Ceyda Küçükoruç

Ceyda Küçükoruç
Matematik Öğretmeni
Yüksek Lisans
İstanbul
20 Nisan
196 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
9/10
·168 syf.··
2026 14. kitabı
İtiraf ediyorum kitabın başlangıcında içimden şöyle geçirdim. Fikir güzel ama nasıl devam edebilir ki, kesin sıkıcıdır. Ama hiç de öyle olmadı okudukça okuyasım geldi kopamadım kitaptan. Günümüzün dünyasında artık her şeyin samimiyetten uzak, naylon, mış gibi yaşandığını görüyoruz, farkındayız, biliyoruz. E Hepimiz de şikayetçiyiz bu durumdan. Acaba ne kadar dürüstüz kedimize karşı?? Sanal hayatlardan şikayet edip sosyal medyadan kopamıyorız. Yediğimiz içtiğimiz gezdiğimiz gördüğümüz yerlerin tadını doyasıya içimize çekmekten ziyade bir telefon ekranının arkadından şahit oluyoruz her şeye. Tüm bu çelişkiler yumağında bir cetvel ortaya koymuş yazarımız ölçeklerini kendimizin belirlediği, bize özgü, hayat yolunda değerlerimizi ortaya koyan bir cetvel. Kendi cetvelinin numaraları üzerinden bize yaşamımızı sorgulatmayı, kedimize dönüp bakmayı, belki öz eleştiri yapmamızı kısaca hayata format atmamızı istemiş sanki. Evrim Kuran’ın cetvelindeki sayılar şunlara işaret ediyor 0: vicdan 1: hakkaniyet 2: sahicilik 3: gerçeklik 4: yılmazlık 5: tevazu 6: çalışkanlık 7: kıymet bilmek 8: cesaret 9: aşk 10: umut Cetveli fırlatıp atmak, aralıklarını değiştirmek, sayıların anlamlarını dizayn etmek mümkün. Peki sizin cetvelinizde neler var?? Oldukça zengin, doyurucu, güzel bir deneme kitabı olmuş. Okuyun derim.
1000Kitap
CetvelEvrim Kuran · Mundi Yayınevi · 2025139 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·304 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 10:48
İlk sayfasından itibaren kendinizi romanın içinde bulduğunuz, bittikten sonra “vay be ben ne okudum” hissiyatı yaratan enfes bir kitaptı. Kemal Varol ile tanışma kitabım oldu iyi ki de olmuş. Ters bir kronoloji ile okumaya başlamış oldum kendisini, zaten benim her işim biraz terstir:) napalım “Onu Sevdiğim Zamanlar” ilk olarak ismi ile çekti beni. Bir özlem kitabı olduğu adından belliydi. Çok sevip kavuşamayan iki kalp canlandı gözümde, büyük bir özlem… Kitap kafamda yazdıklarımının kat kat fazlasını verdi. Her ayrılığın nefretten olmadığını bazen sevgiden de ayrılık doğabileceğini gösterdi… Suskun 84 ile Elanor arasındakilerin anlatıldığı bu romana Bir aşk romanı demek haksızlık olur bence. Uluslararası siyaset, savaş ve yaşama tutunmaya çalışmak ekseninde başımıza neler gelebileceğine dair şeyler okudum… Sevginin ve aşkın dini milleti ırkı olmadığına, ortak dil bile konuşamayan bir kadın ve bir erkeğin gözleri ve kalpleri ile birbirlerinin yaralarını anlayabileceğine hatta sarabileceğine şahit oldum. Elanor; Fransa’da mültecileri geri gönderme merkezinde görevli bir memurdur, Suskun 84 ise lakabından anlaşılacağı üzere sessiz, çaresiz, yorgun ve küskün bir göçmen. Yollarının bu geri gönderme merkezinde kesişmesi ile yaşanan olayları bazen Elanor’un bazen de Suskun’un penceresinden izliyoruz. Elanor’un anlatıcı olduğu kısımlarda Kemal Varol’a bir kadın olarak hayranlığım daha da büyüdü. Kadının iç dünyasını, duygularını, yaşadığı histerik halleri, aklı ve kalbi arasındaki git-gelleri, eski sevgilisine ait bölümlerde yaşadığı hayal kırıklıklarını, tamamlanamamışlık hissini, öylesine doğal içten ve gerçek aktarmış, etkilenmemek mümkün değil. Belli ki müthiş bir gözlem ve empati yeteneğine sahip. Beri taraftan Suskun84’ün savaş koşullarındaki zorlu hayatına ait
1000Kitap
Onu Sevdiğim ZamanlarKemal Varol · Doğan Kitap · 20251,856 okunma
Hayal mi gerçek mi? Sınırı kim belirliyor ki
8/10
·72 syf.··
2026 12. kitabı
72 sayfalık bu minicik, mütevazi kitap içinde çokça hayat öğretileri bulabileceğiniz bir hazine sandığı gibi. Kitabımızın anlatıcısı, adı hiçbir sayfada geçmeyen Fransız bir iş adamı. Çin’e iş gezisi için gelen anlatıcımız, kaldığı otelin tuvaletlerinin temizliğinden sorumlu Bayan Ming ile tanışıp onunla ayak üstü bir sohbete başlar. Bu yaşlı kadının anlattıklarının çoğunun yalan olduğunu düşünmesine rağmen onunla olan sohbetlerinden bir türlü vazgeçemez. Çin’de tek çocuk yasası vardır, birden fazla hamile kalan kadınlardan bebeklerini düşürmeleri istenmektedir. Buna rağmen Bayan Ming 10 tane çocuğunun olduğunu söyleyince, “Bu nasıl mümkün olabilir ki?” Sorusu hem anlatıcımızın hem de okuyucunun aklından sıklıkla geçiyor. Çocuklarının hepsine ait teker teker hikayeler anlatması, okuyucuyu keyifli, merak uyandırıcı sohbetlerin içine çekiyor. Bu anlatıların içinden yaşama dair pek çok ders çıkarmak mümkün. Konfüçyüs öğretilerini de hikaye ile harmanlayan yazar ortaya tadından yenmez bir eser çıkarmış bana göre. Bu kitabın bende bıraktığı en büyük etki, gerçeğin eğilip bükülebileceği ve hatta bunu zaman zaman yapmanın ruh sağlığımız açısından önemli olduğu, mutlu olabilmek için gerçeklerin şekil değiştirmesinin bir sakıncası olmadığını anlayabilmek oldu. Hakikat, bizim en hoşumuza giden yalanın ta kendisidir. Uzunca bir öykü ya da novella olarak sınıflayabiliriz bu kitabı. 2 saat içinde rahatlıkla okuyup bitirebileceğiniz kadar akıcı bir dili var. Dünyanın gerçekleri ile boğulanlara önerimdir. Keyifli okumalar
1000Kitap
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,4bin okunma
8/10
·144 syf.··
2026 11. kitabı
Güney Koreli bir yazarla tanışacak olmanın verdiği heves ve heyecan ile okudum bu kitabı. Hislerim beni yanıltmamış, beğendiğim bir kısa roman oldu. Birkaç saat içinde okunan, merak unsuru hiç dinmeyen akıcı güzel bir hikaye. “70 yaşındaki yaşlı bir seri katilin anılarını dinliyoruz” şeklinde başlayan kitap, sayfalar ilerledikçe derinleşiyor. Polisiye unsurlar psikolojik durumlar ile harmanlanmış. Yaşlı katilimiz Byıonğsu Gim hayatını üç Bölüme ayırır: babasını öldürmeden önceki 1. Bölüm, babası ve diğer insanları öldürdüğü 2.bölüm ve cinayet işlemeyi bıraktığı 3.bölüm. Alzheimer teşhisi alan (eski) katilimiz artık günden güne herşeyi unutmaya başlayacağı için kızının geleceği adına endişelidir. Kızının hayatının tehlikede olduğunu düşünmekte ve bu konudaki en büyük şüphelisi kızının erkek arkadaşıdır. Onu korumak için elinden gelen her şeyi yapmaya çalışan Gim bir yandan da demans ile mücadele etmektedir. Çok ama çok şaşırtıcı bir son ile biten bu romanın mutlaka filminin çekilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu kurgu sinema perdesine yakışacaktır… Polisiye, psikolojik unsurlar da içeren, yer yer duygusal ve sürpriz sonlu bir kitap okumak isterseniz mutlaka şans verin derim. Zaten incecik bir kitap, kahvenizi alıp koltuğunuza kurulduğunuzda birkaç saat içinde bitirebilirsiniz. Keyifli okumalar…
1000Kitap
Bir Katilin GüncesiKim Young-Ha · Timaş Yayınları · 20246,1bin okunma
10/10
·224 syf.··
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 16:51
Matt Haig’in kendi depresyon zamanlarını anlattığı samimi bir kitap olmuş. Neler yaşadığını, neler hissettiğini, nasıl (görece) kurtulduğunu, yanındaki insanların ona yaklaşımlarını birinci ağızdan dinlemek (okumak) o kadar iyi geldi ki. Depresyonu, panik atağı yaşayanlar birbirini çok daha iyi anlıyor galiba. Bu konuda bir sıkıntı yaşadıysanız kendinizi dünyada yapayalnız ve bu problemi sadece siz yaşıyor sanıyorsunuz. Bu kitap size yalnız olmadığınızı hissettirecek kadar samimi. Mutlaka okumalısınız. Böyle bir derdiniz yok, hayatta çok sağlıklı ve huzurlu, kedinizi tamamlanmış hisseden biriyseniz ne mutlu size. O zaman da depresyonun içinde kaybolmuş kardeşinize, çocuğunuza, eşinize dostunuza nasıl yaklaşmanız gerektiği ile ilgili detaylar öğrenebilirsiniz. Mutlaka okuyun. Keyifli okumalar
1000Kitap
Yaşama Tutunmak İçin NedenlerMatt Haig · Kollektif Kitap · 20152,678 okunma