Ümitler aslında hep yeşil tonda kalır. Ümidin, ne zaman bir hazan rüzgârı ile yere düşen ince söğüt ağacının yaprağı gibi bir süre sonra kahverengi olacağını bilsek de, yeni bir ümit geç kalmadan belirir.
Bazen durup düşünmek gerekir; nereye gidiyoruz, neyi kovalıyoruz ve gerçekten ne istiyoruz? Çünkü hayat çoğu zaman aceleyle geçer. Oysa insan en çok yavaşladığında kendini duyar, gerçekten ne hissettiğini o zaman fark eder.