Eskiden insanlara büyü yapıldığını anlayabilen bazı "bilge kadınlar" varmış. Mine çiçeği yapraklarini kaynatıp özütünü insanlarin yüzüne sürerek alacağı renge bakarlarmış.
Niyet ettikleri şeye yaramayacagi kesin olsa bile acaba yine de gelişigüzel olmayan, sistematik bir şeyi ölçüyor olabilir miydi bu
kadinlar? Biraz araştırma yapınca bunun mümkün olabileceğini keşfettim.
Turp, kan portakal ve daha nice kirmizi ve mor bitki "antosiyanin" içerir. Mor mine çiçekleri de öyle. Antosiyanin, bitkilere
parlak rengini veren pigmenttir. Birkaç farklı türü olduğundan renkleri de hafif değişir ama hepsinin moleküler yapısı aynıdır. Fakat olay burada bitmiyor. Renk aynı zamanda molekülün içinde bulundugu sıvının asitliğine bağlıdır (Buna "pH degeri"
diyoruz). Ortamı biraz daha asidik veya aksine, biraz daha alkalin yaptığınızda moleküllerin biçimleri hafifçe değiştiğinden,
renkleri de hafifçe değişir. Bunlar ortamın asitliğinin bir işareti, doğanın turnusol kağıtlarıdır.