Bilmemiş var mı geniş yeryüzünün serhaddi,
Yıkmış ufkunda durup karşı koyan her seddi,
Yeni bir ülkede yem vermek için atlarına
Nice bin atlı kapılmıştı fetih rüzgarına.
Kopmuşuz bizler o öz varlık olan manzaradan.
Bahseder gerçi duyanlar bir onulmaz yaradan;
Derler: İnsanda derin bir yaradır köksüzlük;
Budur âlemde hudutsuz ve hazîn öksüzlük.
Sızlatır bâzı saatler dayanılmaz bir acı,
Kökü toprakta kalıp kendi kesilmiş ağacı.
Rûh arar başka tesellî her esen rüzgârda.
Ne yazık! Doğmuyoruz şimdi o topraklarda!
Sabah, 4 Ekim 1912: Yaşasın Harp! Sabah gazetesinde Darülfünun talebelerinin “Harp isteriz” diye yaptığı miting coşkulu bir dille anlatılır. Gazetenin başyazarı Dikran Kelekyan ateşli bir Osmanlı vatanseveridir. Zafer müjdeleyen yazılar yazmaktadır.
Alemdar, 9 Ekim 1912: Osmanlılar silah başına! Alemdar gazetesi kahramanlık şiirleriyle halkı orduya katılmaya çağırmaktadır.
Hikmet, 2 Ekim 1912: Muharebe için ısrar etmeliyiz! Hikmet gazetesi çıkacak savaşın Osmanlıların da işine geleceğini, kazançlı çıkılacağını yazıyor.
İkdam, 2 Ekim 1912: Balkanlar’da Seferberlik! İkdam gazetesinin ünlü başyazarı Ali Kemal, orduya cesaret ve kahramanlık ruhu veren haber ve yazılar yazıyor.
Sebilürreşad, 4 Ekim 1912: Mehmet Âkif’in Cenk şiiri yayımlanır. Şiir Milli Mücadele sırasında da Ankara hükümeti tarafından orduya tamim edilecektir.