1000Kitap Logosu

Balkanlar

Erdem
Mihail'i inceledi.
180 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Kitap yorumum
#aralıkayıbirincikitap Mihail kitabının yorumuyla sizlerleyim. Panait Istrait'le tanışma kitabım oldu. Mihail kitabı uzun zamandır kitaplığımda durmaktaydı. Artık zamanı geldi diyip okudum, bitti. İyi ki de okumuşum Mihail kitabının konusundan bahseden olursam; Balkanlarda geçmektedir. Balkanlar'daki halkın yaşamı, kültürel mirası, gelenek ve görenekleri anlatılmaktadır. Kahramanımız Mihail, Fransızca kitap okurdu, aynı zamanda altı yedi dişi de rahatlıkla konuşabilmektedir. Ancak herkese karşı hep mesafeli davranan bir kişiliği vardı. Adrien ve Mihail sanat, edebiyat, insan ve yaşam üzerine yaptıkları sohbetler sırasında birbirlerinden etkilenirler. Arkadaşlıkları sarılmaz bir sevgiliyle bağlanır. Kesinlikle okunmanızı tavsiye ederim dostlarım. Kitapla kalın dostlar #kitaptanalıntıları Usulca kitap okuyan adamın yanına gitti, dizlerine oturttuğu kitaba kurt gibi yan gözle baktı. Çok ayıp şeydi bu yaptığın! Ama, insan, ara sıra ayıp şeyler yapmalı... "Yaşam, ancak kendi öz bencilliğine uygun düşen sevgiye izin verir, gerisi kandırmacadır." #kitapyorumu #okudumbitti #kitaptanalıntıları #arkakapak #mihail #panaitıstıratı #türkiyeişbankasıkültüryayınları #modernsikleriokuyorum #sayfa174
Mihail
8.1/10
· 895 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
4
Münzevi Genç
Enver Paşa'nın Özel Mektupları'ı inceledi.
578 syf.
Enver Paşa'nın Özel Mektupları Enver Paşa, belki de tarihimizin en acımasız değerlendirilen şahsı olabilir. Kemalist kesim ideoloji olarak tek kahraman yaratma kapsamında, muhafazakar kesimde Ulu Hakan Sultan 2. Abdülhamid Han'a muhaliflik ve İttihat ve Terakki kadrolarının genel olarak karma bir yapısı olmasından dolayı İsmail Enver Paşa'ya soğuk ve taraflıca yaklaşırlar. Halbuki kitabın içerisinde ki mektuplarda görüyoruz ki, Enver Paşa, Osmanlı devleti ve hanedanına, Türklüğe ve İslamiyet'e son derece bağlı ve bu üç olgu için kanının son damlasına kadar mücadele edeceğini açıkça yazar, hatta eşi Naciye Sultan'a sık sık Osmanlı hanedanına yakışır bir birey olması telkinlerinde bulunur. Kitap Kamil Bey'in abisi Enver Paşa'ya yazdığı mektuplar ile başlıyor sonrasında Naciye Sultan'dan Enver Paşa'ya mektuplar ile devam ediyor bu iki bölüm bittikten sonra da önce Enver Paşa'nın kardeşi Kamil Bey'e yazdığı mektuplar ondan sonra da kitabın en uzun ve son bölümü olan Enver Paşa'dan Naciye Sultan'a yazılan mektuplar başlıyor. Mektuplar da Enver Paşa'nın nezaketi üslubunu her satırda görüyoruz, gerek kardeşi Kamil Bey'e gerekse Naciye Sultan'a yazılan mektuplar da nezaketli üslubunun yanı sıra mektupların içinde geçen aile fertleri veya kişilerden de son derece nezaketli bir üslubu olduğunu görüyoruz... Öte yandan Balkanlar ve Trablusgarp'da cephelerde yazdığı mektuplar da mücadele şevkini ve savaşların çetin şartları altında dâhi beyefendi ve romantik kişiliğini görmek çok hoş bir durum. Mektuplarda bir nevi Enver Paşa'nın cephelerde verdiği mücadelelerin bir özetini ve İsmail Enver Paşa'nın her mektubunda Cenabı Hakka bağlılığını dile getiriyor belki de cenabı hakka gönülden bağlılığı sayesinde Allah İsmail Enver kuluna Ruslarla savaşırken anlı şanlı bir şehitlik nasip etmiştir. Öte yandan mektuplar da Hatay İskenderun civarından bilgiler verilirken akbabalardan bahsediliyor. Burdan da anlaşılıyor ki eskiden Anadolu coğrafyasında birçok hayvan çeşitliliği olduğuna dair ipucu veriyor... Bazı mektuplar noksan olsa da derlenen mektuplar da Şehit İsmail Enver Paşa'nın şahsiyetini, kişiliğini, ve aşkına dair portler görüyoruz. Tarihi nitelikte belgeler olan bu mektuplar derlenerek çok güzel bir kitap ortaya çıkmış. Enver Paşa'nın romantikliğine şapka çıkarmak ve bu büyük aşka saygı duymak gerekir...
Enver Paşa'nın Özel Mektupları
Okuyacaklarıma Ekle
18
Serhat
bir alıntı ekledi.
..... arifler, lafzî ve kavli davet ve irşaddan çok fiili ve temsili davet ve irşadı tercih etmişlerdir. Zira tebliğ ve irşadda kavlî yöntemden çok fiili ve temsili yöntemin daha etkileyici olduğu açıktır. Bu yüzden irfân ehli, insanları sözden çok davranışla etkileme yolunu tercih etmişlerdir, insanı etkileyen güzel söz ve yaldızlı laflardan çok sağlam karakter ve tutarlı davranışlardır. Ariflerin bu hususiyeti, islamın süratle yayılmasında etkili olmuştur. Ariflef, İslam'ın mesajını diğer din mensuplarına taşıyan sivil nitelikli davetçi olmuşlardır. Özellikle "lesker-i dua" olarak anılan irfan ehli, fiilen bu işi yapmışlardır. Gönülleri fethetmeden, kalpleri ısındırmadan ülkeleri ve beyinleri fethetmenin imkânı yoktur. Leşker-i dua denilen gönúl erleri, kendilerini ülkelerin fethinden çok gönüller fethine memur görmüşlerdir. Onların insanlara bu türden yaklaşımları, islam'ın güler yüzü olmuştur. Islam fütuhatı sadece ülkelerin fethine yonelik bir askeri hareket olsaydı tarihte muvaffak olması söz konusu olamazdı. "islam intişar tarihi' kaynaklarının verdiği bilgilere göre de islam, pek çok gayrimüslim diyara, arif ve dervişler sayesinde ulaşmıştır. Nitekim Horasan erenleri, İslamı gönüllerle buluşturan irfan ehli olarak kabul edilir. Anadolu, Kafkas ve Balkanlar'ın Turk-Islam yurdu olmasını sağlayanlar onlardır. Osmanlı Türklerinin misyonu bunlar sayesinde hâlâ Balkanlar'da ve Orta Avrupa'da yaşamaktadır. " Bu misyonun temelinde şüphesiz islami hoşgörü vardır. Bu hoşgörüyü ve diğer din mensuplarıyla birlikte yaşamayı en güzel ifade edenler Ibn Arabi, Mevlâna Celaleddin Rumî ve Yunus Emre'dir. Gônül sultanı bu üç ârif, Anadolu Selçukluları devrinde, özellikle Osmanli'nın kuruluşuna tekaddum eden yıllarda yaşamış ve Osmanlı'nın kimliğini hazırlamış kimselerdir. Bu úç ârif mütefekkirin aydınliğında yürüyen Osmanlı, bu özelliği sebebiyle batılı tarihçi Paul Wittek tarafından "Derviş Devlet" diye adlandırılmış; diğer din ve kültürlerle birlikte yaşamanın en güzel örneklerini vermişlerdir.
4
Meyveleri Anavatanları...
Sebzelerin, meyvelerin anavatanlarını da bu kitaptan öğreniyoruz. Nasıl kimimiz Sivaslı, kimimiz Karslıysak, bitkiler de öyle. Mesela zeytin Yakındoğu'dan, şeftali ve kayısı Orta Asya'dan, kiraz ve erik Avrupa'dan, elma İran'dan, üzüm Kafkaslar'dan, ceviz Çin'den, ayva İran ve Türkmenistan'dan, fındık Balkanlar'dan dünyaya yayılmış. Anavatanı Anadolu olan tek meyve var, o da vişne. (Vişneyi niçin çok sevdiğim şimdi anlaşıldı.)
4