Giriş Yap
Hayalet Süvari
Enver hiç vakit kaybetmedi. Kemal'in hususi istihbarat servisi, ona haberlerin en kötüsünü çoktan vermişti. Enver ve Talât, her ne pahasına olursa olsun derhal Kemal'i İstanbul'un dışına çıkarmaya karar vermişlerdi. Vahdettin'le yaptığı son ve feci görüşmenin üzerinden on beş gün bile geçmeden Enver, Kemal'i Savaş Nezartine çağırttı. Personeli tarafından çepeçevre sarılmış Enver, Kemal'i Suriye'ye tayin edilmiş bir grup Alman subayıyla tanıştırdı. "İşte Mustafa Kemal Paşa!" Dedi Almanlara, "kendisine çok güvendiğim en büyük kabiliyetlere sahip bir subay. Tayininizi çıkarttım, ekselansları" dedi Kemal'e "Gelibolu kahramanı dostunuz Liman van Sanders'in astı olarak Suriye'de bir komuta görevi. "Derhâl cepheye gideceksiniz!"Enver durakladı, siyah gözlerinin muzaffer bir edası vardı, öfkeyle bıyıklarını buruyordu. "Gidebilirsiniz!" Dedi Kemal'e. Kemal yerinde duramıyordu. Enver ve bir avuç en yüksek rütbeli Alman subayının ardından bekleme odasına doğru ilerledi. "Bu kez sen kazandın" dedi Enver'e. "Gideceğim tabii ki. Bu benim vazifem. Ama sen de biliyorsun ki Suriye ordumuz perişan hâlde. Son intikamını da aldın!" Enver kıpkırmızı kesilmişti. Söyleyecek bir söz ararken bir alman Kurmay subay araya girdi. Oldukça şişman, kırmızı yüzlü bir adamdı ayrıca kısa boylu ve parlak yüzlüydü. "Türkler kötü askerlerdir" dedi yüksek sesle. "Bizim böyle korkaklarla yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Sürekli kaçıyorlar." Kemal, Almanın üzerine sanki onu öldürecek gibi çöküverdi. "Beni dinle, Alman! Biz Türkler, adam adama mücadelede bu dünya üzerindeki herkesle çarpışabiliriz. Türk askeri hiçbir zaman kaçmaz! Aynı şeyi Gelibolu'dan, Balkanlar'dan, Almanya'dan ve çölden bildiğim Almanlar için söylememse pek mümkün değil." Kemal'in gözleri gerçek bir nefretle parıldıyordu. "Alman aptallığı ve korkaklığı, Türklerin savaşçı insanlarını suçlayarak mahzur gösterilemez." Herkesin donakaldığı ve kimsenin gıkını çıkaramadığı sırada Mustafa Kemal; Enver ve Alman subayların yanından geçerek bekleme odasını terketti. Uzun koridor boyunca çizmelerinin topuklarını sert ve gürültülü bir şekilde vurarak ilerleri. Harbiye Nezareti'nin kapısındaki nöbetçilerin arasından geçerek Yaz güneşinin bunaltıcı sıcağına çıktı.
Sayfa 206 - Yakamoz
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Askerlerin durumu anlatılır gibi değil. En hafifi bir kolu dağlanmış yaralılar, Balkanlar'ın meşhur soğuğunda buz gibi yağmurun altında aç, hiç pansumansız, sürünerek en yakın istasyona kadar geliyor. Orada kendilerini İstanbul'a götürecek treni günlerce bekliyor. Çoğu bu bekleyiş esnasında son nefesini veriyor. Trenden inen, cepheye yeni gelen askerler de trenden iner inmez bu sahneyle karşılaşıyor. Kendilerini bekleyen akıbeti görüyor. O da soğuk geceyi yağmur altında aç bîilâç geçirdikten sonra zihninde ölümünün resmi, gün ışırken cepheye sevk ediliyor. İnsan açlıktan nasıl ölür? Sessizce, t tikene tükene mi? Yoksa bağıra bağıra, sürüne sürüne, görüne görüne mi? Bilmezdim. Ama defalarca gördüm. O kadar gördüm ki artık görmez oldum. Zehra bir bilsem, unutmak bu lisanda kaç hecedir?
Bu ayrılık derinden midir? Bu ayrılık yürekten midir?
Belkıs'ım, buralar ölüm soluyan diyarlar oldu artık. Herkes böyle diyor; ölüm soluyan diyarlar... Halbuki buralar daha düne kadar bizim diyarlardı.
Reklam
·
Reklamlar hakkında
250 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Yeni Ufuk Dergisi / Sayı 99. Ekim 2022. Yeni Ufuklara Doğru. Dergi, Denizli'den, aylık olarak yayınlanmaktadır. Kapağında Ailesiz Toplum, Şahsiyetsiz Fertler, Sonrası yok oluş mottosu ile dünyanın geleceğine işaret ederek, aile kurumuna karşı politikalara cevap vermektedir. Bu sayıda da, yazarlara göz atıldığında, genel politikalarının değişmediğini Mümtaz Turhan, Ziya Gökalp, Seyit Ahmet Arvasi'nin önceden yayınlanmış makalelerinden alıntılar yapıldığını görmekteyiz. Nail Kocabay'ın Türk ülkücüsü, Seher Özdemir'in Balkanlar seyahatini konu edindiği Poçitel: Bir Osmanlı Numunesi, Mehmet Bayraktar'ın Yabancı Dilde Öğretmeye evet, Yabancı Dilde Eğitime hayır, Açelya Özdemir'in Eğitimde Ailenin Rolü, Alperen Yılmaz'ın Uyumak İçin Değil Uyanmak İçin makaleleri yer almaktadır. Derginin önceki sayılarındaki yazarlarından oluşan Milli Edebiyat Topluluğunun Söz ve Musiki de Bir Durak: Ozanlık Aşıklık Geleneği yazıları da dikkat çekmektedir. Okuyucusunun çok olması dileğiyle... #Kitapşuuruinsanlıkşuurudur.
Yeni Ufuk Dergisi - Sayı 99
10.0/10 · 2 okunma
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
357
3.564 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.17