Şah da padişah da çıplak doğar, çıplak ölür, çıplak sevişir, yer, uyur, hastalanır, kızar, sevinirdi; o zaman ta Hint ellerine kadar Allah’ın yeryüzündeki gölgesi sayılmanın ne anlamı kalırdı ki?
Şiir sadece inançlılar için değil. En kötü, en hüzünlü, kurtulmanın neredeyse imkansız geldiği zamanlarda, bizi taşıyan insanlar var. Öyle ya da böyle, Tanrı veya sevdiğimiz bir kişi ya da ikisi birlikte, artık yürüyemeyeceğimizi düşündüğümüz anlarda koşarak gelip yardım ediyor, o kişi bizi ileriye doğru taşıyor.
“Çoğu zaman başkalarında bizi en çok rahatsız eden özellikler, kendi sahip olduğumuz özelliklerdir. Bu özellikleri başkalarında görmek bizi kızdırabilir ama onları kendimizde görmeyi asla kabul edemeyiz.”