Türk edebiyatının şiir sahasında parlayan yüzü ve eşsiz ismi Cemal Süreya 'nın en az şiirleri kadar göz alıcı parlaklıktaki mektupları , onun nesir de de ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor.Eşi Zuhal Tekkanat'a on üç gün boyunca ameliyat süresince yazdığı mektupların yanında son kısımda da Ankara yıllarından gönderdiği bir kaç mektup yer alıyor. Cemal Süreya 'nın devlet görevlisi olduğu yıllardan dergi yazılarını yazma sürecine, çalışma stiline, hayat tarzına ve sevgilisi Zuhal ile biricik oğlu Memo 'ya tutkunluğunu anlattığı eşsiz satırlarda son derece samimi bir şair/yazar/aşık/baba yatıyor. Kitabı okuduktan sonra Cemal Süreya araştırma şevki verdi...
Edebiyatımız ilk psikolojik romanı olan Eylül, yazarına hayatı boyunca bir daha erişemeyeceği bir başarı ve akabinde şöhret kazandırmıştır. Romanda ilk olmanın verdiği acemilikler uzak olmakla beraber Suat ile Necip 'in en ince ayrıntılarına kadar çizilip Süreyya 'nın biraz sığ kalması belki de tek eksik taraf olarak görülebilir. Yasak aşk temasını üstadlarından görüp sonu malum bir anlatı yaratarak kavuşulması mümkün olmayan bir aşkın ancak ölümle ölümsüzleşebileceğine inanmış.İşin içine ihanet girince temiz bir şey kalmaz fikrini savunmaktan uzak kalsa da romanın finali yazarın görüşleri ile ayrı yolları gitmek zorunda kalıyor.. okudum, güzeldi,okuyunuz....
EylülMehmet Rauf · Can Yayınları · 202050bin okunma