"Kaç sırdaşınız var?" Bir kriz anında ya da başınıza çok iyi bir şey geldiğinde hayatınızda kaç kişiye başvuracağınızı öğrenmek istiyorlar. Yirmi-otuz yıl önce bu çalışmayı gerçekleştirmeye başladıklarında bir Amerikalının ortalama yakın arkadaş sayısı üçmüş. 2004'e gelindiğinde en yaygın yanıt "sıfır" olmuş.
Bu nokta üstünde durmak gerekiyor: Şu an hiç yakın arkadaşı olmayan Amerikalı sayısı diğerlerinden daha fazla.
Lisa Berkman adlı başka bir biliminsanı dokuz yıl boyunca yalnız insanları ve pek çok kişiyle bağları olan insanları takip etmiş, bir grubun ölüm riskinin diğerinden daha fazla olup olmadığını anlamaya çalışmıştı. O dokuz yıllık dönem içinde yalnız insanların ölüm riskinin iki-üç kat daha fazla olduğunu bulmuştu. Yalnız olduğunuzda hemen her şey daha ölümcül hale geliyordu: kanser, kalp hastalıkları, solunum problemleri.
John yalnızlığın etkileri üzerine çalışmış başka biliminsanları olup
olmadığını görmek için araştırma yapmaya başladı. Öğrendiğine göre, Sheldon Cohen adlı bir profesör bir grup insanın her birinin kaç arkadaşı ve sağlıklı sosyal bağlantısı olduğunu kayda geçirdiği bir çalışma gerçekleştirmişti. 19 Cohen sonrasında bu insanları bir laboratuvara götürüp -bilgileri dahilinde nezle
virüsüne maruz bırakmıştı. Yanıtını aradığı soru şuydu: Yalnız insanlar başkalarıyla bağları olan insanlardan daha mı kötü hastalanacaktı? Neticede yalnız
insanların başkalarıyla yakın bağları olan insanlara kıyasla nezleye
yakalanma riskinin üç kat daha fazla olduğu ortaya çıkmıştı
Kendini yalnız hissetmenin kortizol seviyelerinde, yaşayabileceğiniz en rahatsız edici olaylarla aynı ölçüde patlama yarattığı ortaya çıkmıştı. Deneye göre ciddi bir yalnızlık en az fiziksel bir saldın kadar stres yaratıyordu.