Anket şirketi Gallup 2011 -2012 arasında dünyanın dört bir yanında
insanların çalıştıkları işler hakkında ne hissettiklerine dair en kapsamlı çalışmayı gerçekleştirdi. 142 ülkeden milyonlarca çalışanı incelediler. Sonuçlara göre aramızdan yüzde 13'ü işine "angaje" olduğunu, yani "heyecan duyduğunu, işine adanmış olduğunu ve çalıştığı kuruma olumlu bir katkıda bulunduğunu" söylüyor.
Buna karşın yüzde 63 "angaje olmadığını", yani "işgününü uyurgezer gibi geçirdiğini, işine -enerji ya da tutku değil- sadece zaman ayırdığını" söylüyor.
Yüzde 23 ise "aktif bir şekilde ilgisiz". Gallup bu grubu şöyle
açıklıyor: "İşyerinde mutsuz olmakla kalmıyor, mutsuzluklarını dışa
vuruyorlar. Bu çalışanlar her gün angaje olmuş çalışma arkadaşlarının yaptıklarını baltalıyor ... Aktif bir şekilde ilgisiz olan çalışanlar
neredeyse şirketlerine zarar verme peşindeler."
Depresyon üzerine kamusal tartışma birkaç yıl içinde yeni antidepresan ilaçların keşfine ve depresyonun toplum tarafında değil beynin içinde nasıl önleneceği konusuna kaymıştı. Hayatlarımızda neyin bizi bu kadar mutsuz ettiğini anlamaya dönük çabanın yerini bu mutsuzluğu hissetmemizi sağlayan beyindeki nörotransmitterleri ketleme çabaları almıştı.