Ç

Depresyon ve kaygı tedavisinde insanların yaşadığı hayatı hesaba katmaya başlarsak, diyor Joanne, "sistemin baştan aşağı değişmesi" gerekir. Böyle derinlemesine düşünmek isteyen, şu an yaptıklarımızın sınırlarını görebilen pek çok düzgün psikiyatrist olduğunu da vurguluyor. Bu psikiyatristler çektiğimiz acının ilaçlarla ortadan kaldırılması gereken akıldışı bir spazm olduğunu söylemek yerine, onu dinleyip bize ne söylemeye çalıştığını anlamamız gerektiğini görüyor.
Sayfa 59
Reklam
Depresyon bir belirti listesiyle doğrulanacak kimyasal bir dengesizlik meselesi olmaktan çıkıyor. İçinde bulunduğunuz şartlara verilen bir yanıt olarak görülmesi gerekiyor.
Sayfa 58
Hayatta depresyonun akla uygun bir yanıt oluşturduğu tek olay niçin ölüm olsun? Ya otuz yıllık evliliğin ardından kocanız sizi terk ettiyse? Ya önümüzdeki otuz yıl boyunca nefret ettiğiniz, anlamsız bir işe mahkumsanız? Evsiz kalıp köprü altında yaşamaya başladıysanız? Depresyon ölüm durumunda akla uygunsa şayet, akla uygun olabileceği başka durumlar da olabilir mi?
Sayfa 58
İLGİNÇTİR, depresyon ve kaygının kimyasal bir dengesizlikten kaynaklanmadığını öğrenmek bende dengesizlik yarattı
Sayfa 54
Star-D Deneyi'nden çıkan sonuçları okurken fark ettim ki, ben normaldim. Yaşadıklarım doğruca kitaplardan alınmış gibiydi: Aykırılık şöyle dursun, tipik antidepresan deneyimini yaşamıştım. O zamandan bu yana bu kanıtlar birkaç defa güncellenmiş ve antidepresan kullanan insanlar arasında hala depresyonda olanların oranı yüzde 65 ila 80 arasında çıkmış.
Sayfa 52
Reklam