Ç

Günümüzde depresyonun basitçe serotonin seviyelerindeki düşüklükten kaynaklandığı fikrini savunan çok az biliminsanı var, ama kimyasal antidepresanlann -tam olarak anlamadığımız başka bir nedenle- işe yarayıp yaramadığı tartışması hala devam ediyor.
Sayfa 51
Reklam
Paxil kullandığım yıllarda cinsel organım eskisi kadar hassas değildi ve boşalmak sahiden uzun zaman alıyordu. Bu da seksi zahmetli hale getiriyor, aldığım hazzı azaltıyordu. Seksin dünya üzerindeki en iyi doğal antidepresanlardan biri olduğunu ancak ilacı bırakıp da seksten daha çok haz alabildiğim zaman hatırladım.
Sayfa 46
Bu kanıtlar daha sonra düzenleyicilere, ilacın piyasaya sürülebilir olup olmadığına karar vermekle görevli kişilere gönderiliyor. Gelgelelim ABD'de düzenleyicilerin yüzde 40'ının (Britanya'da ise yüzde 100'ünün) maaşı ilaç şirketleri tarafından ödeniyor. Toplum hangi ilacın piyasaya sürülmesinin güvenli olduğunu anlamaya çalışırken ortada iki taraf olması gerekir: bir yanda bu uğurda kanıtlar sunan ilaç şirketi, diğer yanda ise bizim için, kamu için çalışan, ilacın gereğince iş görüp görmediğine karar veren bir hakem. Ancak Profesör Ioannidis'in söylediğine göre, bu maçta hakemin parasını ilaç şirketi ödüyor ve hemen her zaman kazanan taraf da o oluyor. Kurallar ilaçların onay almasını alabildiğine kolaylaştıracak şekilde hazırlanmış. Yapılması gereken tek şey, ilacın belli bir olumlu etkisi olduğuna işaret eden --dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir zamanda gerçekleştirilmiş- iki deney göstermek. İki deney ve biraz etki varsa, tamamsınız. Yani diyelim bin tane bilimsel deneyden 998'inde söz konusu ilacın hiç işe yaramadığı, iki tanesindeyse ufak bir etkisi olduğu ortaya çıktı - o ilaç eczanelerde yerini alacak demektir.
Sayfa 45
Bu konuyu sahanın önde gelen biliminsanlarından biriyle, Atlantic Monthly dergisinde "yaşayan en itibarlı biliminsanlarından biri olabileceği" söylenen Profesör John Ioannidis'le konuştum. Bana söylediğine göre, ilaç şirketlerinin kanıtları öylece çiğneyip ilaçları piyasaya sürmesi şaşırtıcı değilmiş, zira bu her zaman olan bir şeymiş. loannidis bana bu antidepresanların geliştirilme safhasından ağzımıza uzanan yolculuğunu anlattı. Süreç şöyle işliyordu: "Şirketler kendi ürünleri üzerinde gerçekleştirilen deneyleri çoğu zaman kendileri yapıyorlar." Yani klinik deney kendileri tarafından hazırlanıyor ve kimin hangi sonuçları göreceğine de onlar karar veriyor. "[Dolayısıyla] kendi ürünlerini kendileri değerlendiriyorlar. Başka yerden kaynak bulamayan ve sonuçların nasıl yazılıp sunulacağı hususunda pek söz hakkı olmayan zavallı araştırmacıları da bu işe alet ediyorlar." Toplanan bilimsel kanıtları yazanlar da çoğu zaman bu biliminsanları olmuyor. "Genellikle [yayımlanan bilimsel] raporları şirket çalışanları yazıyor.
Sayfa 45
lrving konuyu yirmi yıl boyunca en üst düzeyde araştırdıktan sonra, depresyonun kimyasal bir dengesizlikten kaynaklandığı fikrinin "tarihsel bir kaza"dan ibaret olduğuna inanmaya başlamıştı: Biliminsanları gördüklerini başlangıçta yanlış okumuş, ilaç şirketleri de bu yanlış algıyı paraya çevirmek için bütün dünyaya pazarlamıştı.
Sayfa 42
Reklam