"Eşeğin Fikri", Ferhan Şensoy'un -kendi deyimiyle beşbenzemez- denemelerinden oluşuyor. Kitapta 46 ayrı deneme var ve elbette ki hepsi birbirinden güzel. Hepsinde de Ferhan Şensoy'un yarattığı kendine has kelime oyunlarıyla ve ifadeleriyle karşılaşıyoruz: "Bu ve beşbenzemezi, bu ve fotokopisi, sinir dilgildemesi" gibi ve daha niceleri...
Tiyatroda oyuncu mu, yönetmen mi daha önemlidir konusunda fikirlerini okuduğumuz "Değişimin Dalgalı Denizinde" yazısı en çok ilgimi çekenlerden birisi oldu.
Çocukluğunda odasının, babasının tiyatro kitaplarıyla dolu kitaplığının bulunduğu oda olmasını ve bu sayede, daha ilkokuldayken bu kitaplıkta bulduğu bir Nazım Hikmet eseriyle tiyatroyla tanışmasını anlattığı "Buzlu Camlı Kitaplık" ise beni en çok etkileyen yazı oldu.
Ve ayrıca "Sinir" başlıklı yazında sinirlilik hakkında tüm söylediklerinin altına imzamı atabilirim Ferhan abi. :)
Sana saygıyla ve özlemle...
"Bizim tiyatromuz, çok konuşan, laf satan, dile dayalı bir tiyatro. Durup, lafı satıyoruz, takla atarak satamayız o lafı! Eğer söylediğimiz sözde bir alay varsa, o sırada dansın durup sözün salona atılması, yani satılması gerekiyor. Eğer böyle bir sözünüz yoksa, tabii ki iki takla, bir piruet çok hoş olur."
"Bir işi pek ciddiye almazsan o konuda düşünce üretmek kolaylaşıyor. Nasıl olsa gerçekleşmeyecek düşüncesinin verdiği rahatlıkla, gerçekleşmesi güç ya da olanaksız şeyleri elemeden üretiyor, yaratıyor, iki ters bir düz takla attırabiliyorsun beynine..."