Çok zaman kaybettim. Başlangıçta dünyevi zevkler beni cezbetti, ama sonra kalbimin yine boş olduğunu hissettim. Uğraşlarımı-yani nesnesi benim kendi kişiliğim olan uğraşları-terk ettim. Uzun süre boyunca bütün hayatımı yönlendirecek içten bir düşünce ya da duygum olmadığı gerçeğinin ıstırabını çektim. Her şeyi olduğu gibi kabul ettim. Ama şimdi içten bir fikir ve daimi bir amaç bulduğumu sanıyorum: iradenin geliştirilmesi. Çoktandır uğrunda çaba gösterdiğim ama ancak şimdi farkına vardığım bir amaç. Bu yalnızca bir fikir değil, kalbimi ısıtan bir fikir.
Kendini geliştirmede ne kadar çok ilerleme kaydedersen, kendinde o kadar çok kusur buluyorsun. Sokrates, insanın kemâlinin en yüksek derecesinin, hiçbir şey bilmediğini bilmesi olduğunu söylediğinde haklıydı.
(1) yapman gerekeni, ihmal etmeksizin, ne pahasına olursa olsun yap; (2) yaptığını hakkıyla yap; (3) bir şeyi unuttuğunda hemen kitaba başvurma, onu kendi kendine hatırlamaya çalış; (4) daima yüksek sesle oku ve düşün; (5) seni engelleyen insanlara bunu açıkça söylemekten utanma; önce anlamasını sağla, ama eğer anlamazsa özür dileyerek açıkça söyle.
Yalnızlık; toplumdan uzak duran insan kadar, toplumda sosyal ilişkiler kurarak yaşayan insan için de yararlı. Bir adamın toplum- dan uzaklaştığını ve kendi içine kapandığını varsayalım. Kısa süre içinde aklı her şeyi yozlaşmış bir biçimde gösteren gözlükleri bir yana atacak; olayları görüş şekli netleşecektir. Daha önce olayları neden böyle göremediğini anlayamayacaktır. Bırakın akıl işini yapsın. O zaman size geleceğinizi gösterecek, rehberli- ğinde topluluk içine güvenle girebileceğiniz kurallar verecektir. İnsanın başlıca melekesiyle-akıl-uyum içinde olan her şey, aynı şekilde varolan her şeyle de uyum içinde olacaktır. Kişinin aklı varolan her şeyin bir parçasıdır ve bir parça bütünün intizamını altüst edemez. Fakat bütün parçayı yokedebilir. Bu yüzdendir ki aklını bütünle her şeyin kaynağı olanla, parçayla değil, insan toplumuyla uyum içinde olması için eğit. Bunun neticesinde aklın bütünle ve sonra toplumla bir olacaktır. Parçanınsa senin üzerinde bir etkisi kalmaz. On cilt felsefe eseri yazmak, bir tek prensibi uygulamaya koymaktan daha kolaydır.