Çok dikkatli olsaydık bile yaşam ellerimizden kaçar giderdi. Gerçekten de biz duraksayalım derken, hayat bir yabancı gibi bizi aşıp geçiverir ve son günümüzle noktalanan ömrümüz yok olur biter.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Herkes mutlu bir hayat istediğine göre, yanıldıkları nokta
neresi acaba? Şurası: Mutluluğun araçlarını mutluluk yerine
koyuyorlar. Böylece mutluluğu ararken ondan uzaklaşıyorlar.
Mutlu yaşamın temeli tam bir sükunet, sarsılmaz bir güven
olduğu halde, kendi kendilerine sıkıntı nedenleri yaratıyorlar, kendi başlarına dert açıyorlar ve hayatın dertlerle yüklü
yolunda, bu dert yükünü taşımakla kalmayıp, sürükleyip götürüyorlar da onu. Böylece aradıkları mutluluğa erişmekten
uzak düşüyorlar hep; ne kadar çabalasalar da, çabaları engel
oluyor onlara ve gerisin geri sürükleniyorlar. Bir dolambaçta
acele edenlerin başına gelen, onların da başına gelir, ayakları
birbirine dolanır.
Kapısı ardına kadar açık yaşayan insanı bulman zor olacak. Kapılara bekçileri diken kibrimiz değil, endişeli vicdanımızdır. Öyle bir yaşam sürüyoruz ki, ansızın evin içine bir bakıverseler, suçüstü yakalanacağız gibi geliyor. Gizlenmek, insanların gözünden kulağından kaçınmak neye yarar? Rahat bir vicdan, milleti toplar başına; vicdanı rahat olmayan, ıssız yerlerde bile endişeli, kuşkuludur. Yaptığın işler şerefliyse, varsın herkes bilsin, ne çıkar? Yok, yüz kızartıcı iseler, kimse bilmemiş neye yarar, değil mi ki sen biliyorsun! Bu tanığı hor görüyorsan yazık sana!