Ah, yeni yetişen nesil ne acınacak bir haldeydi? Yarınki çocuklar saygı, itaat ve görenek gibi kayıtlardan kurtulacak fakat aynı zamanda bu kayıtların temin ettiği zevklerden, saadetlerden de mahrum kalacaktı. Gittikçe sathileşecekler, gittikçe kabalaşacaklardı ve akıbet başıboş bırakılmış hayvanlar gibi, oradan buraya, buradan oraya atılıp dururlarken, günün birinde ya bir çukura düşecekler, ya da bir suda boğulacaklardı.
Karşılaştığı şeyler evlilikten beklediği şeyler değildi. Tam olarak mutlu olup olmadığını bilmiyordu. Evlilik ona ne vermiş, ondan neler alıp götürmüştü anlayamıyordu. Maddi şeyler karşısında kaybettiği manevi değerleri düşünüp, bütün ailesini kaybetmek tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu düşünüp yıkılmıştı.