Hani çocuksundur, kaygısızsındır. Sıcak bir yaz günü denizin üstünde sırtüstü uzanmış, bedenini saran ılık suyun sokulgan, minik dalgalarıyla hafif hafif sallanmaktasındır. Güneş gözlerini kamaştırdıkça, ıslak kirpiklerin arasında rengarenk dönen dünyaya bir çiçek dürbününden seyreder gibi bakmaktasındır. Kumsal canın istediğinde çabucak varabileceğin kadar yakında, istemediğinde sana ilişemeyecek kadar uzaktadır. Tepede güneş sarı, sıcaktır, altında deniz mavi, ılıktır ve hayat önünde uçsuz bucaksız bir oyun parkı gibi uzanmaktadır. Yarını düşünmezsin yine de. Şimdiye evin gibi sığınmışsındır. Öyle bir kendini verme, kendine süzülme, hafiflik hissi.