Dilara

Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 19:56
Sabahın Üçü’nde Marsilya sokaklarında baba ve oğulla birlikte geçen kırk sekiz saate tanıklık ediyoruz. Okurken sanki onlarla aynı sokaklarda yürüyor, aynı duraklarda duruyormuş gibi hissettiriyor. Bu kısa zaman diliminde birbirlerini yeniden keşfediyorlar; hayat, ölüm, matematik, aşk ve müzik üzerine konuşuyorlar. Büyük yüzleşmeler yok ama küçük anların içinde derin bir yakınlık var. Kitap, birlikte geçirilen az vaktin bile insanın içini nasıl doldurabildiğini ve geç kalmışlığın bu anlara nasıl sızdığını çok sade ve etkileyici bir dille anlatıyor.
1000k
Sabahın ÜçüGianrico Carofiglio · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,110 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Suçlu Kim?
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
Asılacak Kadın, bir kadının işlediği iddia edilen suçtan çok, onu bu suça sürükleyen düzenin romanıdır. Pınar Kür, okuru bir adalet arayışına değil, bir yargılama mekanizmasının iç yüzüne davet eder. Bu mekanizma yalnızca hukuki değildir; ahlaki, toplumsal ve cinsiyetlidir. Roman boyunca Melek’in suçuna dair kesin bir “gerçek” sunulmaz. Bunun yerine, erkek bakışının kendinden emin anlatılarıyla kuşatılırız. Yargıç Faik İrfan ve diğer erkek figürler, Melek hakkında neredeyse hiç tereddüt etmeden konuşur. Bu kesinlik, adaletin değil, vicdan rahatlatmanın kesinliğidir. Çünkü tereddüt etmek, insanı sorumluluğa yaklaştırır. Melek’in kendini savunmaması ilk bakışta bir eksiklik gibi algılanabilir. Oysa roman ilerledikçe bu suskunluk, bireysel bir zayıflık olmaktan çıkar; öğrenilmiş bir varoluş biçimine dönüşür. Sevilmemiş, korunmamış, hatta annesi tarafından bile duygusal olarak terk edilmiş bir kadın için konuşmak bir hak değil, boşuna bir çabadır. Melek sevgiyi bilmez; dolayısıyla sınırı, rızayı, kendini tanımayı da bilemez. Roman, bu bilmeme hâlini suç değil, sonuç olarak kurar. Faik İrfan’ın düşünceleri özellikle rahatsız edicidir çünkü uçta değil, tanıdıktır. Kadını ya kutsal anne ya da ahlaksız beden olarak gören bu zihniyet, cinselliği bir seçim gibi sunarak şiddeti meşrulaştırır. “Seçtiyse katlanır” düşüncesi, bireysel özgürlük kılıfı altında işlenen kolektif bir zulmün dilidir. Pınar Kür’ün cesareti, bu dili yumuşatmadan, açıklamadan, okuru rahatlatmadan vermesinde yatar. Romanın en çarpıcı bölümü Melek’in kendi ağzından anlattıklarıdır. Bu anlatı dramatik değildir; aksine son derece sade ve soğuktur. Tam da bu yüzden sarsıcıdır. İlk kez kadın konuşur ama artık çok geçtir. Çünkü bu düzende kadının sesi, yalnızca karar verildikten sonra duyulabilir. Anlatmak,
1000k
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,8bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2023 4. kitabı
Kitap 0-6 ay için 101 bebek oyunu ve bu bebeğimizle bu oyunları neden, nasıl, ne zaman, nerede oynayacağımızla ilgili güzel bilgiler içeriyor.Oyun, bebekle ebeveynin birbirini tanıması için önemli bir araçtır ve güvenli bağlanmayı güçlendirmektedir. Bebeğimizle olumlu ilişkiler geliştirmek için de oyununun önemi çok büyüktür. Kitapta yer alan oyunlar zaten günlük hayatımızda oynadığımız bildiğimiz oyunlar. Oyun anlamında kitapta çok farklı bir şey bulamasam da aylara göre gelişim hedeflerine göre kitapta bunları toplu şekilde görmek hoşuma gitti. Yazarın uyku güvenli bağlanma kitabına göre daha az faydalı bulduğum bir kitap olsa da ilk kez anne olanların okuması faydalı olabilir.
Annelik
Bebeğimle OynuyorumSinem Özen Canbolat · Hayy Kitap · 2014459 okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2023 1. kitabı
·
234 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2023 12:05
Hamilelerin ve yeni annelerin çok işine yarayacağını düşündüğüm bir kitap. Ben hamileyken almıştım bebeğim 1 yaşına geldi hala açıp faydalandığım yerler oluyor. Kitap bebeği anlamak ve güvenli bağlanma bölümüyle başlıyor. Sonrasında popüler uyku eğitimlerindeki yanlışlardan, bebek ruh sağlığına ve güvenli bağ deneyimlerine aykırılığından çok güzel bahsediyor. Maalesef bu uyku eğitimi adı altında hangi alandan ne olduğu belli olmayan bilmem kaç saat eğitim alarak parayla danışmanlık yapan bir sürü insan var. Zaten bu ebeveynlik meselesi de hep ticarete dönmüş. Yok uyku eğitimi, yok emzirme danışmanlığı.. Modern hayatın ve kapitalizmin dayatmaları olduğunu düşünüyorum. Bu kitap da doğal ebeveynliği savunarak bebeğin anneyle güven ilişkisinin her şeyden daha önemli olduğunu uykunun eğitimle değil güvenle olduğunu ifade ediyor. Ay ay bebeğin uyku uyanıklık süreleri, gelişim özellikleri, kendi kendine uykuya geçme beceri gelişimi için uygulamalar hakkında çok güzel bilgiler içeriyor.Bebeğimin uyku rutinini oluştururken bana çok yardımcı oldu. Benim bebeğim hala destekli uyuyor. “Uykuya bağımsız dalabilmek bir beceridir ve her beceri gibi zamanla, bebeğin hızında, bebek kendini güvende hissettiğinde ve fırsat verildiğinde gelişir.” Benim için önemli olan bebeğime uykuya uygun bir ortam sunmak ve güvende hissetmesini sağlamak. Bebeğimi hazır olmadığı bir bağımsızlığa zorlamıyorum ve zamanla bana ihtiyacı azaldığında desteğimi bırakıp sağlıklı bir şekilde bağımsız olacağına inanıyorum . Gerçekten bu uyku meselesi çok zor ve önemli. Bütün annelere kolaylıklar diliyorum
Annelik
Uyku, Güvenli Bağlanma ve BebeğinizSinem Özen Canbolat · Hayykitap Yayınları · 2019617 okunma
10/10
·67 syf.··
Beğendi
·
2020 45. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2020 15:08
Tek kelimeyle müthiş...Kitabı okurken yazarın bilincinde, bilinçaltında düşünsel bir yolculuğa çıktım sanki.Yazdığı her şeyi ruhumda, bedenimde ve tüm hücrelerimde hissettim diyebilirim..Dünyayı ve yaşamı kavramaya çalışan, varoluşsal sancılar çeken, aklın ve deliliğin sınırlarında gezinen, melankolik, çoşkulu bir kadının haykırışı...Yaşam, ölüm arzusu, aşk, cinsellik, yalnızlık, gitmek üzerine o kadar cesur, o kadar içten anlatmış ki kitabın içinde yaşarken buluyorsunuz kendinizi. Kitabı bitirdikten sonra bir süre kendime gelemedim. Kendi ruhsal dünyamın dehlizlerine daldım arkada Léo Ferré- Avec le Temps adlı muhteşem şarkıyla. Léo Ferré kitapta bahsi geçen Monakolu müzisyen. Merak ettim ve biraz araştırdım. Avec le Temps adlı şarkıdan ve sözlerinden inanılmaz etkilendim en az kitap kadar. Şarkının sözleri kitapla inanılmaz örtüşüyor. Şarkıyı dinleyince bir geç kalınmışlık hissi çöktü üzerime. Böyle güzel şeyleri geç keşfetmenin hüznü... Bu kitabı okuduysanız bu şarkıyı dinleyin ve çevirisini lütfen okuyun. Not: Akdeniz güzeldir :) Şarkıdan kısa bir bölüm. Zamanla, Geçer, her şey geçip gider, zamanla Unuturuz yüzü ve sesi unuturuz Kalp daha da yenilince, gitmek dert olmaz Aramak daha uzağı, peşini bırakmak gerekir ve bu çok iyidir Zamanla Keyifli dinlemeler :) youtu.be/ZH7dG0qyzyg
1000Kitap
Çocukluğun Soğuk GeceleriTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202520,4bin okunma