İbrahim Arslan

İbrahim Arslan
@ChildElderly
You will make a mistake and when you do I will be there to indulge the undeniable pleasure and the sweet satisfaction of “ I told you so” .
İyilik, Bu Çağın En Pahalı Yalnızlığıdır.
Her şeyden ama her şeyden önce ülkemizde güzel karakterli, güzel kalpli insanlar var, hâlâ var. Evet, mevcut yaşadığımız dönemde bilhassa ülkemizde ilişkiler konusunda ciddi sorunlar var. Hayatta tecrübe denen şey katılmasa da birçok kişi sadece başta değildir. Ve insan, varoluşu gereği her yaşta daha da olgunlaşır ve büyür. Yaş ilerledikçe doğru bakış açısına sahip olma yetileriniz gelişir. Erken yaşta “çok acı çekmek” dediğiniz şey, doğru bakış açınız olmadığında sadece sizi yoran bir zaman kaybıdır. Ve yaş almadıkça sadece doğru yaptığınıza inanarak yanlış zamanda doğrularınızı harcarsınız. Konuyu şuraya getireceğim: Ben bu platformda gerçekten katkımın olacağı fikir ve düşüncelerimi ve doğru zamana ait olduğuna inandığım alıntıları paylaşırım. Çok eski zamanlarda ilişki ile alakalı yazılarım var; hiçbir şeyi silmedim, olduğu gibi duruyorlar. Rıza Tamer’in vefat ettiğini duyduğumda gerçek anlamda bir şok oldum. Yaşadığı sevgi, siz aşk deyin sorun değil :) bire bir yakınını yaşadım. O kadar iyi anladığım bir profildi ki kendisi. Ne yazık ki ilk paragrafta dediğim gibi, yaş almadan doğru yaptığınıza inanarak yanlış zamanda doğrularınızı harcarsınız. Güzel karakterli olmayı istediği için yalnız kalan bir adamı, ayağa kalktığında psikolojik anlamda çöküşte ve toparlanmadığı bir süreçte ayağa kaldırırken de hem paylaşılıp hem de “götü kalktı” vs. denilerek darbeler verilmeye çalışıldı. Birbirimize sahip çıkan olgun bir toplum olmamak, bizi birçok konuda şiddetlenerek üzmeye ve yormaya devam edecek. Konu nereden nereye geliyor… Benim de çok ciddi bir üzüntü yaşadığım dönemde, bu platformda hâlâ buradaysa ve yazımı okursa kendilerini bileceklerdir. Birkaç tane mükemmel karakterli kadın, yazılarım doğrultusunda bana motive edici “gerçekleri” yazdı. O an gerçekler ya da
Edebiyat
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Doğru yaşta okuduğunuz hikayeler sizi asla tamamen terk etmez. Kimin yazdığını veya hikayenin adını unutabilirsiniz. Bazen tam olarak ne olduğunu unutabilirsiniz, ama bir hikaye size dokunursa, sizinle kalır ve nadiren ziyaret ettiğiniz zihninizin köşelerinde size musallat olur. Neil Gaiman
Edebiyat
Bilmek, eksiltir.
Bir odada oturuyorum. Saat ilerliyor ama zaman ilerlemiyor gibi. Duvarlar konuşmuyor, ben de sormuyorum. Bazı cevaplar zaten sorulmadan verilir. Görüyorum. İnsanların kendilerine bile anlatamadığı o yarım hikâyeleri. Gülüşlerin arkasına saklanan eksik parçaları, herkesin taşıdığı ama kimseye göstermediği yükü görüyorum. Duyuyorum. Sessizliğin içindeki uğultuyu. Birinin susarak söylediklerini, kelimelerin yetmediği yerde başlayan o ince kırılmayı duyuyorum. Ama en önemlisi.. Biliyorum. Çünkü insan, en çok kendinden geçerken yakalanır. Ve bir kere yakaladın mı o anı, artık hiçbir şey eskisi kadar masum kalmaz. Sonra? Hiçbir şey olmamış gibi devam edersin. Ama artık gerçekten devam ettiğini sadece sen bilirsin.
Edebiyat
İçsel İhtişamın Ketum Disiplini
Gerçek lüks, sadeliğin içindeki o sarsılmaz derinliktir. Üzerindeki gömleğin hangi usta elinden çıktığını kimsenin bilmemesi, ama senin o kumaşın tenindeki dokunuşuyla dünyayı fethedecekmiş gibi hissetmendir. Başkalarının hayranlığı bir hapishanedir. Gerçek lüks ise, kimsenin bakmadığı o anda, sahip olduğun şeyle kurduğun o mahrem ve kusursuz bağdır. Anlıyor musun Pol? Bir fırtınanın ortasında, üzerinde en kaliteli yün hırkan varken içtiğin o bir bardak temiz su.. İşte tüm servet budur, geri kalanı sadece dekordur. 👌🥃
Edebiyat
Taşıdıkların, Seni Taşır
İnsanlar benim pahalı zevklerim olduğunu düşünür. Loro Piana paltolar, nadide şaraplar.. Ama Polina, gerçek lüks aslında nedir biliyor musun? Hiçbir şeye ihtiyaç duymadığın o andır. Bir keresinde Moğolistan bozkırlarında bir göçmen çadırında mahsur kalmıştım. Yanımda ne uydulu telefonum vardı, ne de korumalarım. Sadece bir kase sıcak kısrak sütü ve tepemdeki uçsuz buçaksız yıldızlar. O gece, dünyanın en zengin adamı olduğumu hissettim. Çünkü sahip olduğun her şey, aslında sana sahip olmaya başlar. Bir saatin varsa zamana mahkumsundur; bir sarayın varsa kapılarına.. Ben sadece bir yolcuyum, Pol. En iyi şarapları içerim çünkü yarın o kadehi tutacak bir elim olup olmayacağını bilmem. Etik olan, anın hakkını vermektir; onu biriktirmek değil. 🎩🥃
Edebiyat