Her şeyden ama her şeyden önce ülkemizde güzel karakterli, güzel kalpli insanlar var, hâlâ var. Evet, mevcut yaşadığımız dönemde bilhassa ülkemizde ilişkiler konusunda ciddi sorunlar var. Hayatta tecrübe denen şey katılmasa da birçok kişi sadece başta değildir. Ve insan, varoluşu gereği her yaşta daha da olgunlaşır ve büyür. Yaş ilerledikçe doğru bakış açısına sahip olma yetileriniz gelişir. Erken yaşta “çok acı çekmek” dediğiniz şey, doğru bakış açınız olmadığında sadece sizi yoran bir zaman kaybıdır. Ve yaş almadıkça sadece doğru yaptığınıza inanarak yanlış zamanda doğrularınızı harcarsınız.
Konuyu şuraya getireceğim: Ben bu platformda gerçekten katkımın olacağı fikir ve düşüncelerimi ve doğru zamana ait olduğuna inandığım alıntıları paylaşırım. Çok eski zamanlarda ilişki ile alakalı yazılarım var; hiçbir şeyi silmedim, olduğu gibi duruyorlar. Rıza Tamer’in vefat ettiğini duyduğumda gerçek anlamda bir şok oldum. Yaşadığı sevgi, siz aşk deyin sorun değil :) bire bir yakınını yaşadım. O kadar iyi anladığım bir profildi ki kendisi. Ne yazık ki ilk paragrafta dediğim gibi, yaş almadan doğru yaptığınıza inanarak yanlış zamanda doğrularınızı harcarsınız. Güzel karakterli olmayı istediği için yalnız kalan bir adamı, ayağa kalktığında psikolojik anlamda çöküşte ve toparlanmadığı bir süreçte ayağa kaldırırken de hem paylaşılıp hem de “götü kalktı” vs. denilerek darbeler verilmeye çalışıldı. Birbirimize sahip çıkan olgun bir toplum olmamak, bizi birçok konuda şiddetlenerek üzmeye ve yormaya devam edecek.
Konu nereden nereye geliyor… Benim de çok ciddi bir üzüntü yaşadığım dönemde, bu platformda hâlâ buradaysa ve yazımı okursa kendilerini bileceklerdir. Birkaç tane mükemmel karakterli kadın, yazılarım doğrultusunda bana motive edici “gerçekleri” yazdı. O an gerçekler ya da