İbrahim Arslan

İbrahim Arslan
@ChildElderly
You will make a mistake and when you do I will be there to indulge the undeniable pleasure and the sweet satisfaction of “ I told you so” .
Çok fazla insan, kazanmadıkları parayı, istemedikleri şeyleri satın almak için, sevmedikleri insanları etkilemek için harcıyor. 🎩🥃
Edebiyat
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Anlamı Erozyona Uğratan Mekanizma: İnsan
İnsanın her şeye alışabilmesi, yaşamasını sağlar ama anlamını yok eder. Zihin hem seni koruyan şey hem de seni yoran şey. Hem anlam üretiyor hem anlamı bozuyor. Kendi kendine çelme takabilen tek sistem. İnsan olarak beni gerçek anlamda en çok üzen durum, insanın her şeye alışmak üzerine var olması. Bu konu üzerinde basit ve yargılayıcı şekilde kestirip atsa da o büyük düşünürler. Örneğin: “Böyle olmasaydı yaşam çekilmez olur ve hiç yaşanmazdı.” gibi sözlere sahip, hayatı yendiğini ya da tanıdığını düşünenler. Her daim saygı duyuyorum. Fakat… katılmıyorum. Bu ve benzeri düşünceleri sorgulamaya dair durumlar, inançlılar tarafından Tanrı’ya baş kaldırma olarak algılanıyor. Aksine, zaten yaşamda kitapların ve insanların hep aynı sorunları çözemiyor olmasının temel sorunu; yaşama entegre olmamızı sağlayan beynin, sınırlar ve zaman çerçevesinde, yaşama dahil olan herkes için bir cevap arayışını sonlandıramamasıdır. Tanrıdan dem vurmuşken… Ne kadar acı… Kusursuz bir gücün sunduğu hayatın parçası olan bir insanın, “ben bunu hak etmedim” demesi. Tanrı için insanın her şeye alışmasından çok daha kontrolsüz bir durum, “ben bunu hak etmedim” fikri. Beni gerçek anlamda üzen konu: (varsa) Tanrı’yı da bu konuda bulunduğu gerçeklikten çıkaramıyorsa, yaşamın gerçek nedenini sınırlayan ve var oluşu zaman içerisinde sancıya çeviren gerçek, gerçekten tüm bunları kaldıracak kadar güçlü mü? İşte burada ince bir çizgi var. Doğa, hayat, hatta varsa Tanrı… Bunların hiçbiri “hak” üzerinden işlemiyor olabilir. Hak kavramı, insanın kendi iç düzenini korumak için ürettiği bir terazidir. Evrenin terazisi değil. Ne acı… Sınırlar aşılamaz şekilde üretildiği için yine başa döndük… İnsanın her şeye alışabilmesi, yaşamasını sağlar ama anlamını yok eder. Umarım zafer, inananların ya da
Edebiyat
Değerin Ölçüsü Yanlışsa, İnsan Eksilir
Bakkal, general, politikacı veya yargıç olmak istiyorsanız, kaçınılmaz olarak o olursunuz; bu sizin cezanızdır. Ne olmak istediğinizi asla bilmiyorsanız, bazıları dinamik hayat dese de benim sanatsal hayat diyeceğim bir hayat yaşıyorsanız, her gün kim olduğunuzdan ve ne bildiğinizden emin değilseniz, asla hiçbir şey olamazsınız ve bu da sizin ödülünüzdür. Oscar Wilde * Bu tür insanlar, halk içerisinde gönülden el uzatma dediğimiz kavramı birçok insana sağlayan değerli insanlardır. Toplum içerisinde saygınlık para ve statü üzerinden döndüğü için, ne yazık ki günümüz çağında bu tip insanlar asosyal olarak hayatlarına devam eden kişiler olmuş ve kendileriyle birlikte gönülden el uzatan insanların da eksilmesine sebep olmuşlardır. Peki bu görüşüm bir analiz mi, yoksa gerçek çok mu farklı? Çok üzgünüm, her iki durumda da kaybeden yine ortak geleceğimiz… Asosyal insanlar bildikleri bir gerçekle yaşıyorlar. Öğrendikleri gerçek: belirsizlik yaşatır, kesinlik gömülür. Ben şimdi size demiyorum ki bir şey olmayın ve buna özenin; bu tip insanlar için bir şey olmak, yavaş bir infazdır. Birbirimizi anlayan insanlar olmak, bizi her şey yapar. 🎩🥂
Edebiyat
Hayatınız bir fırsattır. Ona layıkıyla karşılık verin. 👌🥂
Edebiyat
Zaman Değil, Tekrar Yaşlandı.
Çünkü hepsini zaten tanıdım, hepsini tanıdım. Akşamları, sabahları, öğleden sonraları tanıdım; hayatımı kahve kaşıklarıyla ölçtüm. 👊
Edebiyat